Türkiye’de kamu yönetimi alanında sürekli reform çalışmaları olmuştur. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin iktidara geldiği 2002 yılından bugüne kadar da yasama, yürütme ve yargı yapılarında çok önemli değişiklikler ve reform çalışmaları yapılmıştır.
Sürekli olarak anayasa değişiklikleri yapılmış, siyasi ve idari yapılar ve yönetim mekanizmalarında kritik değişikliklere gidilmiştir. 2010 yılında referandum ile kabul edilen kapsamlı Anayasa Değişikliği ve benzeri kritik yasal düzenlemeler yanında 2017 yılında yine referandum ile kabul edilen ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ ile yeni bir sisteme geçiş yapılmıştır.
Son yirmi yılda yapılan tüm yapısal ve sistemsel değişiklikler, reformların artı ve eksileri çok kapsamlı ve detaylı bir analiz gerektirmektedir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde yeniden düzenlemesi gereken ciddi sorunlar olduğu, artan yönetim krizleri ile birlikte daha çok dillendirilmeye başlanmıştır. Mevcut sistemde bir reform ihtiyacı olduğu konuşulurken, ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni birlikte oluşturup savunan Cumhur İttifakı’nın ana siyasi partileri Adalet ve Kalkınma Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi henüz mevcut sistemde bir reform yapma sinyali vermese de bu hafta TBMM’ye sunmak üzere hazırladıkları kanun tasarısı ile yine önemli siyasi ve idari değişiklikler planladıklarını açık etmişlerdir.
Ayrıca, muhalefet partilerinin uzun zamandır siyasi söylem haline getirdiği ve altı muhalefet partisinin bir araya gelerek 28 Şubat 2022’de açıkladığı ‘Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’ önerisi ile birlikte sistem reformu tartışmaları iyice alevlenmiştir.
Sistem reformu tartışmalarına önceki ve mevcut siyasi/idari/yargısal kurum ve mekanizmaların kurumsal yapıları ve pratikteki işleyiş süreçlerine bakarak ve doğrudan sorunlara ve çözümlere odaklanarak katkı sunmayı amaçlayan Kamu Politikası, Devlet Yönetimi ve Toplumsal Gelişim Merkezi’nin (KAPDEM’in) ‘Türkiye’de Yönetim Sistemi Reformu’ genel başlığı altında bir seri halinde yayınlayacağı çalışmaların bir parçası olarak bu makale hazırlanmıştır.
Türkiye’deki yeni yönetim sisteminin oluşturduğu ya da yeniden yapılandırdığı yasal kurum ve mekanizmalar, 2002’den bu yana gelen eski kurumsal yapı ve uygulamalar ile karşılaştırmalı olarak tarihsel bir süreç içerisinde, ancak güncel eksi ve artılarına odaklanarak incelenecektir.


