Bu makale, Kamu Politikası, Devlet Yönetimi ve Toplumsal Gelişim Merkezi (KAPDEM) tarafından hazırlanan; ‘Yabancıların Türk Emek Piyasalarındaki Yeri’ konulu bir araştırma projesinin ikinci bölümündeki araştırma soruları, bulgular ve sonuçların genel bir değerlendirmesini içermektedir. Bu özel araştırma kapsamında yabancıların kayıtlı ya da kayıt dışı yollarla Türk emek piyasalarına katılımı, yoğunlaştıkları sektörler, çalışma koşulları ve iş dinamikleri incelenmektedir. Araştırmanın temel amacı; yabancıların kayıtlı ya da kayıt dışı yollarla Türk emek piyasalarına katılımının genel bir tablosunu çizebilmektedir. KAPDEM tarafından bir proje kapsamında yapılan bu araştırmanın ilgili kısımları kamuoyu ile bir seri yazı dizisi ile paylaşılmaktadır. 2025 Mart ayında yayınlanan serinin birinci bölümünde KAPDEM tarafından yabacıların Türk emek piyasalarındaki görünümünün genel bir tespiti yapılmış ve neden böyle bir çalışmaya ihtiyaç duyulduğu detaylı bir şekilde açıklanmıştır.
Araştırma kapsamında yayınlanan özel yazı serisinin bu ikinci bölümünde ise yabancıların emek piyasalarına katılımına ilişkin genel çerçeve ve sahadaki görünüm ortaya konmuştur. Türkiye’deki yabancıların, mültecilerin yoğunlaştığı istihdam sektörleri ve çalışma koşulları analiz edilmiştir. Türkiye’nin bazı sektörlerde yabancı emeğine ihtiyaç duyması ve hatta sektörlerin yabancı işgücüne bağımlı hale gelmesinin derin iktisadi ve toplumsal sebepleri bulunmaktadır. Tartışmaların bir ucunda artan yabancı emeğinin Türk işçilerini işveren tarafından dayatılan çalışma koşullarına boyun eğmeye de mecbur bırakmasına dair eleştiriler bulunmaktadır. Diğer uçta ise yabancı emek istihdamının getirdiği avantajlar, ekonominin sürdürülebilirliği için olmqzsa olmaz olduğu savları sıralanmaktadır. Elbette farklı sektörlerin ihtiyaç duyduğu vasıflı ya da vasıfsız iş gücünün bir kısmı yabancılardan temin edilebilir. Ancak, devletin istihdam, eğitim ve üretim alanlarında etkili ve verimli kamu politikaları üretebilmesi için öncellikle yabancı istihdamına yönelik sağlıklı veri setlerinin derlenmesi ve güncel çalışmaların yapılması gerekmektedir. Bu sayede sürdürülebilir zeminde bir kalkınma politikasının şekillenmesine de zemin hazırlanacaktır. Bu makale bu şekilde kamu politikalarına katkı vermeyi amaçlamaktadır.


