Yazı Gönder
Mutlak Butlan Kararı Sonrası Kritik Çağrı: Sadece CHP’nin Değil, Türkiye’nin Meselesi

Görüş Yazıları

Mutlak Butlan Kararı Sonrası Kritik Çağrı: Sadece CHP’nin Değil, Türkiye’nin Meselesi

Yazar: Prof. Dr. Nur Keyder

29 Mayıs 2026

Prof. Dr. Nur Keyder

Prof. Dr. Nur Keyder

ODTÜ Emekli Öğretim Üyesi

Mutlak Butlan Kararı Sonrası Kritik Çağrı: Sadece CHP’nin Değil, Türkiye’nin Meselesi

 

Ekonomik krizle boğuşan Türkiye’de ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile ilgili olarak 21 Mayıs 2026 tarihinde verilen “mutlak butlan kararı” ekonomik ve siyasi krizin daha da derinleşmesine neden oldu. 

Mevcut durumda yargıda maalesef çok başlılık hâkim. Anayasa Mahkemesi (AYM), Yüksek Seçim Kurulu (YSK) gibi kuruluşların kararları “kesin” ve “tartışılamaz” olduğu halde, bu durumun sıkça delindiği görülüyor. Anayasa’nın 79’uncu maddesi, Yüksek Seçim Kurulu’nun görev, yetki ve yapısını düzenlemiş bulunuyor. YSK’nın verdiği kararlar aleyhine başka hiçbir mercie başvurulamıyor. Bu düzenleme YSK kararlarını nihai ve bağlayıcı kılıyor.  

21 Mayıs 2026 tarihinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile ilgili olarak “tedbirli mutlak butlan” kararı vermiş bulunuyor. Ancak, hukukçu Afşin Hatipoğlu[1], hukuken bu kararı alan istinaf mahkemesinin sadece mutlak butlan ile ilgili hükmü kurduğunu, ama uygulamasının Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK’ya) ait olduğunu iddia ediyor. Bu konuyla ilgili olarak CHP’nin, “mutlak butlan” ve “ihtiyati tedbir” kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunu YSK, “biz hukuk mahkemelerinin muhatabı değiliz” diyerek reddediyor ve karar iade ediliyor. Bu nedenle Hatipoğlu kararın askıda olduğu, Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibinin şu anda 10-15 imzalı mahkeme ara kararını yetki belgesi gibi kullandığı sonucuna varıyor. Diğer bir deyişle; mevcut durumla ilgili olarak halen YSK onayı alınmamış durumdadır ve YSK, Kemal Kılıçdaroğlu’na CHP Genel Başkanı olarak mazbata vermemiştir. CHP Parti Meclisi (PM) toplantısından kurultay kararı çıkması halinde; Kılıçdaroğlu’nun yapacağı kurultay talebini YSK kabul ederse, istinaf mahkemesinin butlan kararını da kabul etmiş olacak. Reddederse, istinaf mahkemesinin kararını da reddetmiş olacak. 

Ayrıca, İstinaf Mahkemesinin CHP kurultay davası kararında “delege iradesi fesada uğratıldı” tespiti yer alıyor.  “Delegenin rüşvetle ele geçirildiği” iddiası üzerine kurulan mahkemede iddia henüz ispatlanmamış, kesin mahkeme kararı çıkmamış olmasına rağmen, bu iddiaya isnat ederek istinaf mahkemesi mutlak butlan kararını vermiş, Özgür Özel “ihtiyati tedbir” ile görevden uzaklaştırılmış, Kemal Kılıçdaroğlu başkanlık koltuğuna oturmuş bulunuyor. CHP binası 24 Mayıs 2026 itibariyle polis kuvveti ile boşaltılmış durumdadır. Özgür Özel 110 milletvekili tarafından Grup Başkanı seçildi. Parti “seçilmiş” ve “atanmışlar” olarak adlandırılan iki gruba ayrılmış bulunuyor. Seçilmişler TBMM’deki CHP’ye ait odada, atanmışlar ise CHP binasında çalışmalarını sürdürmektedir. 

Bu gelişmelere ek olarak, Kemal Kılıçdaroğlu CHP binasında çalışan 24 kişiyi KOD-29’u kullanarak işten çıkarmış bulunuyor. “Ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranış” gerekçesiyle işlerine son verilen bu insanlar tazminat alamayacak, işsizlik sigortasından yararlanamayacaklar.[2] Seçilmiş CHP grubunun önemli isimlerinden çok sayıda partilinin azledilmesi konuşuluyor. İlaveten, Özgür Özel’in de Grup Başkanı sıfatının kaldırılması isteniyor. Grup Başkanı olarak TBMM’de konuşması ve mitingler düzenlemesine engeller koymak için harekete geçildiği iddia ediliyor. Bütün bu olaylar rüzgârı arkasına almış olan CHP’nin zayıflaması, yaptığı muhalefetin yönünü iktidar yerine kendi içindeki bir gruba yönlendirmesi sonucunu doğuracaktır. Süreç, mevcut iktidar bloku lehine bir zemin yaratmaktadır.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun sağ duyu ile hareket etmesi gerekmektedir. En kısa sürede CHP’nin kurultay kararını alması çok önemlidir. Hemen kurultay kararı alınırsa hem CHP hem ülkemiz için çok kötü sonuçlar doğuracak olan bu süreç sonlandırılmış olacaktır. Temennimiz sağduyu ve vatanseverliğin galip gelmesi yönündedir.


 


[1] Halktv, Kürşat Oğuz, ‘Rota’ Programı, 27 Mayıs 2026: https://www.youtube.com/watch?v=JoIXlVIOjzg

 

[2] Kod-29 ile işten çıkarılan işçiler kıdem/ihbar tazminatı ve işsizlik ödeneği haklarından yararlanamamaktadır. Kaynak: https ://www.TURMOB.org.tr 

 

Prof. Dr. Nur Keyder Fotoğrafı
Prof. Dr. Nur Keyder

ODTÜ Emekli Öğretim Üyesi

KAPDEM

Yayınlarımız, etkinliklerimiz ve duyurularımızdan haberdar olmak için abone olun