Temel Bir İnsan Hakkı Olarak "İyi Yönetim" Neden ve Nasıl?
Podcastler
Temel Bir İnsan Hakkı Olarak "İyi Yönetim" Neden ve Nasıl?
Yazar: KAPDEM Author
13 Mart 2025


KAPDEM Author
Yayınlarımız, etkinliklerimiz ve duyurularımızdan haberdar olmak için abone olun
Yayınlarımız, etkinliklerimiz ve duyurularımızdan haberdar olmak için abone olun

KAPDEM Author
Yayınlarımız, etkinliklerimiz ve duyurularımızdan haberdar olmak için abone olun
Kamu Politikası, Devlet Yönetimi ve Toplumsal Gelişim Merkezi (KAPDEM) olarak, tüm karar vericilere, farklı siyasi görüşlere ve meclisin her kesimine ulaştığımız "Siyaset Meclisi Röportajları" serimizde siyasi aktörleri konuk ederek, siyasetçinin asıl gündemini ve günlük tartışmaları doğrudan halka taşıyoruz. Siyasetin ve devlet yönetiminin mutfağındaki sıcak gelişmeleri, toplumsal gelişimi ilgilendiren kararları ve meclis gündemini birinci ağızdan, ilk elden sizlerle buluşturuyoruz. Serimizin bu bölümünde; İYİ Parti TBMM Grup Başkanvekili Op. Dr. Turhan Çömez, Türkiye'nin idari yapısındaki dönüşümü, meclisin denetim fonksiyonunu ve siyasetin sıcak gündem başlıklarını yapısal bir perspektifle değerlendirdi. Sayın Çömez; devlet aklının ve kurumsal hafızanın kişilere bağlı modeller yerine, nesiller boyu aktarılan kurumsal deneyimlerle inşa edilmesi gerektiğini vurgularken; parlamentonun bütçe yapma, yasama ve denetleme mekanizmalarında yaşanan işlevsel değişimleri analiz etmektedir. Ekonomik refahın ancak hukukun üstünlüğü, şeffaflık ve liyakat zemininde yükselebileceğine dikkat çeken Çömez; "terörsüz Türkiye" tartışmalarına yönelik partisinin stratejik duruşunu, muhalefet partileri ekseninde yaşanan güncel hukuki-siyasi gelişmeleri ve meclis gündemindeki sıcak başlıkları KAPDEM'le paylaşıyor.
KAPDEM olarak düzenlediğimiz "Belediye Başkanlarının Üç Cisim Problemi" başlıklı konferansımızda, Türkiye’de yerel siyasetin ve belediye başkanlarının değişen rollerini kapsamlı bir çerçevede masaya yatırdık. Günümüzde belediye başkanları artık yalnızca kentleri yöneten yerel aktörler mi, yoksa iktidar, muhalefet ve devlet mekanizmaları arasındaki devasa çekim güçlerinin ortasında kalan siyasal figürler mi? Bir yanda iktidarın artan belirleyiciliği, diğer yanda muhalefetin belediyeler üzerinden kurduğu iddialı siyaset ve üçüncü tarafta devletin hukuki mekanizmaları... Bu üçlü çekim alanının ortasındaki belediye başkanları, tıpkı fizik kurallarındaki "Üç Cisim Problemi" gibi, istikrarlı bir yörünge bulmaya çalışıyor. Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Ankara Kent Konseyi Başkan Vekili Prof. Dr. Savaş Zafer Şahin’in konuk olduğu programımızda; bu kaotik ilişkiler ağını, merkez-yerel dengesindeki kırılmaları ve kentlerimizin geleceğini çok boyutlu bir perspektifle ele aldık. Prof. Dr. Şahin'in çarpıcı değerlendirmeleri eşliğinde, yerel siyasetin bu sıkışmışlıktan kurumsal kapasite, katılımcı yönetişim ve ortak akılla çıkıp çıkamayacağını tartıştık. Konferansımızın büyük ilgi gören soru-cevap bölümünde ise derinleşen kent sorunları, belediyelerin modern toplumdaki rolü ve sıcak gündemin en kritik başlıkları konuşuldu. Özellikle muhalefet belediye başkanları ile yerel yöneticilerin tutuklanması/hukuki süreçlerle karşı karşıya kalması gibi yerel yönetimlerin özerkliğini ve geleceğini doğrudan etkileyen çarpıcı konuları tüm boyutlarıyla masaya yatırdık.
Kamu Politikası, Devlet Yönetimi ve Toplumsal Gelişim Merkezi (KAPDEM) olarak, Türk Eczacıları Birliği (TEB) Başkanı Ecz. Mehmet İrfan Demirci ile gerçekleştirdiğimiz bu özel röportajda; Ecz. Demirci, Türkiye’nin sağlık ekosistemindeki güncel krizleri, ilaç tedarik zincirindeki tıkanıklıkları ve eczacılık mesleğinin geleceğini bekleyen yapısal tehditleri değerlendirdi. Ecz. Demirci; ilaç yokluklarının teknik bir aksaklıktan ziyade, kamunun ilaca ayırdığı payın OECD ortalamasının altında kalmasından kaynaklanan finansal bir sorun olduğunu ve İlaç Fiyat Kararnamesi’nin ekonomik gerçeklerle uyumlu, öngörülebilir bir zemine taşınması gerektiğini vurgularken; SGK protokol süreçlerindeki ekonomik parametreleri, yurt dışından ilaç temininde TEB’in üstlendiği stratejik ve şeffaf rolü ve sığınmacıların sağlık giderlerindeki yeni yönetim modelini analiz etmektedir. Ayrıca, eczacılık fakültelerindeki kontrolsüz kontenjan artışının yarattığı istihdam krizine dikkat çekerek, eczacıların birinci basamak sağlık hizmet sunumundaki rolünün güçlendirilmesi, kontenjanların rasyonel seviyelere çekilmesi ve mesleğin sürdürülebilirliği için acil yapısal reform önerilerini kapsamlı bir biçimde paylaşmaktadır.
KAPDEM olarak gerçekleştirdiğimiz "ABD-İran Savaşı Sonrası Yeni Dünya Düzeni" başlıklı konferansımızda, ABD-İran Savaşı sonrasında şekillenmesi muhtemel yeni dünya düzenini ve değişen küresel güç dengelerini kapsamlı bir çerçevede ele aldık. Küresel güç dengelerinin yeniden şekillendiği, bölgesel çatışmaların uluslararası sistem üzerindeki etkilerinin daha görünür hale geldiği bir dönemde; ABD-İran Savaşı’nın yalnızca Orta Doğu ile sınırlı kalmayan, küresel siyaset, ekonomi ve güvenlik mimarisi açısından da önemli sonuçlar doğuran boyutlarını birlikte değerlendirdik. Çok kutuplu dünya tartışmalarının yoğunlaştığı bu süreçte, yeni güç merkezlerini, değişen ittifak ilişkilerini ve jeopolitik kırılmaların uluslararası düzene etkilerini ele aldık. Yeni Dünya Araştırmaları Merkezi Direktörü ve Başkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Sayın Prof. Dr. Hasan Ünal’ın katılımıyla gerçekleştirdiğimiz programda, ABD-İran Savaşı sonrasında ortaya çıkabilecek yeni denge arayışlarını, uluslararası sistemin geleceğini ve büyük güç rekabetinin bölgesel krizler üzerindeki yansımalarını çok boyutlu bir perspektifle dinledik. Prof. Dr. Ünal’ın değerlendirmeleri çerçevesinde savaş sonrası dönemin küresel düzen açısından ne tür siyasi, stratejik ve güvenlik sonuçları doğurabileceğini tartışma imkânı bulduk. Konferansta ayrıca değişen ittifak ilişkileri, Orta Doğu’daki güç mücadelesi, küresel aktörlerin bölge politikaları ve çok kutuplu dünya düzenine geçiş tartışmaları üzerinde durduk. ABD-İran Savaşı’nın uluslararası ilişkilerde oluşturduğu kırılmaları, yeni güç merkezlerinin yükselişiyle birlikte şekillenen denge arayışlarını ve Türkiye’nin bu süreçteki konumunu birlikte değerlendirdik.
Kamu Politikası, Devlet Yönetimi ve Toplumsal Gelişim Merkezi (KAPDEM) olarak, tüm karar vericilere, farklı siyasi görüşlere ve meclisin her kesimine ulaştığımız "Siyaset Meclisi Röportajları" serimizde siyasi aktörleri konuk ederek, siyasetçinin asıl gündemini ve günlük tartışmaları doğrudan halka taşıyoruz. Siyasetin ve devlet yönetiminin mutfağındaki sıcak gelişmeleri, toplumsal gelişimi ilgilendiren kararları ve meclis gündemini birinci ağızdan, ilk elden sizlerle buluşturuyoruz. Serimizin bu bölümünde; İYİ Parti TBMM Grup Başkanvekili Op. Dr. Turhan Çömez, Türkiye'nin idari yapısındaki dönüşümü, meclisin denetim fonksiyonunu ve siyasetin sıcak gündem başlıklarını yapısal bir perspektifle değerlendirdi. Sayın Çömez; devlet aklının ve kurumsal hafızanın kişilere bağlı modeller yerine, nesiller boyu aktarılan kurumsal deneyimlerle inşa edilmesi gerektiğini vurgularken; parlamentonun bütçe yapma, yasama ve denetleme mekanizmalarında yaşanan işlevsel değişimleri analiz etmektedir. Ekonomik refahın ancak hukukun üstünlüğü, şeffaflık ve liyakat zemininde yükselebileceğine dikkat çeken Çömez; "terörsüz Türkiye" tartışmalarına yönelik partisinin stratejik duruşunu, muhalefet partileri ekseninde yaşanan güncel hukuki-siyasi gelişmeleri ve meclis gündemindeki sıcak başlıkları KAPDEM'le paylaşıyor.
KAPDEM olarak düzenlediğimiz "Belediye Başkanlarının Üç Cisim Problemi" başlıklı konferansımızda, Türkiye’de yerel siyasetin ve belediye başkanlarının değişen rollerini kapsamlı bir çerçevede masaya yatırdık. Günümüzde belediye başkanları artık yalnızca kentleri yöneten yerel aktörler mi, yoksa iktidar, muhalefet ve devlet mekanizmaları arasındaki devasa çekim güçlerinin ortasında kalan siyasal figürler mi? Bir yanda iktidarın artan belirleyiciliği, diğer yanda muhalefetin belediyeler üzerinden kurduğu iddialı siyaset ve üçüncü tarafta devletin hukuki mekanizmaları... Bu üçlü çekim alanının ortasındaki belediye başkanları, tıpkı fizik kurallarındaki "Üç Cisim Problemi" gibi, istikrarlı bir yörünge bulmaya çalışıyor. Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Ankara Kent Konseyi Başkan Vekili Prof. Dr. Savaş Zafer Şahin’in konuk olduğu programımızda; bu kaotik ilişkiler ağını, merkez-yerel dengesindeki kırılmaları ve kentlerimizin geleceğini çok boyutlu bir perspektifle ele aldık. Prof. Dr. Şahin'in çarpıcı değerlendirmeleri eşliğinde, yerel siyasetin bu sıkışmışlıktan kurumsal kapasite, katılımcı yönetişim ve ortak akılla çıkıp çıkamayacağını tartıştık. Konferansımızın büyük ilgi gören soru-cevap bölümünde ise derinleşen kent sorunları, belediyelerin modern toplumdaki rolü ve sıcak gündemin en kritik başlıkları konuşuldu. Özellikle muhalefet belediye başkanları ile yerel yöneticilerin tutuklanması/hukuki süreçlerle karşı karşıya kalması gibi yerel yönetimlerin özerkliğini ve geleceğini doğrudan etkileyen çarpıcı konuları tüm boyutlarıyla masaya yatırdık.
Kamu Politikası, Devlet Yönetimi ve Toplumsal Gelişim Merkezi (KAPDEM) olarak, Türk Eczacıları Birliği (TEB) Başkanı Ecz. Mehmet İrfan Demirci ile gerçekleştirdiğimiz bu özel röportajda; Ecz. Demirci, Türkiye’nin sağlık ekosistemindeki güncel krizleri, ilaç tedarik zincirindeki tıkanıklıkları ve eczacılık mesleğinin geleceğini bekleyen yapısal tehditleri değerlendirdi. Ecz. Demirci; ilaç yokluklarının teknik bir aksaklıktan ziyade, kamunun ilaca ayırdığı payın OECD ortalamasının altında kalmasından kaynaklanan finansal bir sorun olduğunu ve İlaç Fiyat Kararnamesi’nin ekonomik gerçeklerle uyumlu, öngörülebilir bir zemine taşınması gerektiğini vurgularken; SGK protokol süreçlerindeki ekonomik parametreleri, yurt dışından ilaç temininde TEB’in üstlendiği stratejik ve şeffaf rolü ve sığınmacıların sağlık giderlerindeki yeni yönetim modelini analiz etmektedir. Ayrıca, eczacılık fakültelerindeki kontrolsüz kontenjan artışının yarattığı istihdam krizine dikkat çekerek, eczacıların birinci basamak sağlık hizmet sunumundaki rolünün güçlendirilmesi, kontenjanların rasyonel seviyelere çekilmesi ve mesleğin sürdürülebilirliği için acil yapısal reform önerilerini kapsamlı bir biçimde paylaşmaktadır.
KAPDEM olarak gerçekleştirdiğimiz "ABD-İran Savaşı Sonrası Yeni Dünya Düzeni" başlıklı konferansımızda, ABD-İran Savaşı sonrasında şekillenmesi muhtemel yeni dünya düzenini ve değişen küresel güç dengelerini kapsamlı bir çerçevede ele aldık. Küresel güç dengelerinin yeniden şekillendiği, bölgesel çatışmaların uluslararası sistem üzerindeki etkilerinin daha görünür hale geldiği bir dönemde; ABD-İran Savaşı’nın yalnızca Orta Doğu ile sınırlı kalmayan, küresel siyaset, ekonomi ve güvenlik mimarisi açısından da önemli sonuçlar doğuran boyutlarını birlikte değerlendirdik. Çok kutuplu dünya tartışmalarının yoğunlaştığı bu süreçte, yeni güç merkezlerini, değişen ittifak ilişkilerini ve jeopolitik kırılmaların uluslararası düzene etkilerini ele aldık. Yeni Dünya Araştırmaları Merkezi Direktörü ve Başkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Sayın Prof. Dr. Hasan Ünal’ın katılımıyla gerçekleştirdiğimiz programda, ABD-İran Savaşı sonrasında ortaya çıkabilecek yeni denge arayışlarını, uluslararası sistemin geleceğini ve büyük güç rekabetinin bölgesel krizler üzerindeki yansımalarını çok boyutlu bir perspektifle dinledik. Prof. Dr. Ünal’ın değerlendirmeleri çerçevesinde savaş sonrası dönemin küresel düzen açısından ne tür siyasi, stratejik ve güvenlik sonuçları doğurabileceğini tartışma imkânı bulduk. Konferansta ayrıca değişen ittifak ilişkileri, Orta Doğu’daki güç mücadelesi, küresel aktörlerin bölge politikaları ve çok kutuplu dünya düzenine geçiş tartışmaları üzerinde durduk. ABD-İran Savaşı’nın uluslararası ilişkilerde oluşturduğu kırılmaları, yeni güç merkezlerinin yükselişiyle birlikte şekillenen denge arayışlarını ve Türkiye’nin bu süreçteki konumunu birlikte değerlendirdik.