Temel Bir İnsan Hakkı Olarak "İyi Yönetim" Neden ve Nasıl?
Podcastler
Temel Bir İnsan Hakkı Olarak "İyi Yönetim" Neden ve Nasıl?
Yazar: KAPDEM Author
13 Mart 2025


KAPDEM Author
Yayınlarımız, etkinliklerimiz ve duyurularımızdan haberdar olmak için abone olun
Yayınlarımız, etkinliklerimiz ve duyurularımızdan haberdar olmak için abone olun

KAPDEM Author
Yayınlarımız, etkinliklerimiz ve duyurularımızdan haberdar olmak için abone olun
KAPDEM olarak düzenlediğimiz bu etkinlikte, uluslararası sistemde değişen güç dengelerini ve küresel ticaret düzeninin dönüşümünü kapsamlı bir çerçevede ele aldık. Çok kutuplu dünya tartışmalarının ekonomik yansımalarını, küresel ticaret sisteminin tarihsel arka planını ve güncel gelişmelerini birlikte değerlendirdik. Türkiye Dünya Ticaret Örgütü Eski Müzakerecisi Dr. Şahin Yaman’ın katılımıyla gerçekleştirdiğimiz programda, II. Dünya Savaşı sonrasında ABD öncülüğünde kurulan Bretton Woods düzeninden başlayarak küresel ekonomik mimarinin oluşum sürecini dinledik. Dolar sistemi, uluslararası finans yapısı ve küresel petrol piyasalarının siyasal ekonomi boyutu çerçevesinde ticaret sisteminin kurumsal temellerini ele aldık. Etkinlikte ayrıca Asya’nın yükselişi ve Asya-Pasifik bölgesinin küresel ekonomide artan rolü üzerinde durduk. Çin’in yükselişi, bölgesel entegrasyon girişimleri ve özellikle RCEP (Bölgesel Kapsamlı Ekonomik İşbirliği Anlaşması) gibi oluşumların küresel ticaret sistemine etkilerini değerlendirdik. Büyük güç rekabetinin ticaret kuralları, tedarik zincirleri ve uluslararası ilişkiler üzerindeki yansımalarını tartıştık. Dr. Yaman’ın Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) müzakere süreçlerine dair paylaştığı anılar ve deneyimler, örgütün işleyişine ve karşı karşıya olduğu yapısal sorunlara içeriden bir perspektif sunarken; Türkiye’nin değişen küresel ekonomik yapı içindeki konumunu da birlikte ele alma imkânı bulduk. Mülkiye Politika, Ekonomi ve Felsefe Topluluğu iş birliğiyle gerçekleştirdiğimiz etkinliğimize katılım sağlayan ve katkı sunan herkese teşekkür ederiz. KAPDEM YouTube kanalımıza abone olmayı ve yeni içeriklerden haberdar olmak için bildirimleri açmayı unutmayın!
Türkiye’nin ekonomik kalkınma vizyonunu şekillendiren Orta Vadeli Program (OVP) ve Kalkınma Planı, yalnızca makroekonomik hedeflerin belirlenmesi açısından değil, aynı zamanda yapısal reformların yönü, yatırım stratejilerinin çerçevesi ve toplumsal refahın sürdürülebilirliği bakımından da kritik bir yol haritası sunuyor. Kamu politikalarının önceliklerini belirleyen bu planlar, özel sektör yatırımlarını yönlendirmekte ve Türkiye’nin uluslararası rekabet gücünü artıracak adımlar için güçlü bir zemin oluşturmaktadır. Bu kapsamda düzenlenen konferansta, T.C. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı Plan ve Programlar Genel Müdürü Osman Nuri ERDEM, OVP ve Kalkınma Planı süreçlerini bütüncül bir perspektifle ele alarak Türkiye’nin gelecek rotasını değerlendiriyor. Planlama mekanizmalarının işleyişi, temel öncelikler, uygulama stratejileri ve bu hedeflerin toplumun farklı kesimlerine etkileri ayrıntılı biçimde tartışılırken, küresel ekonomik gelişmelerin Türkiye’nin planlama süreçlerine yansımaları da kapsamlı bir vizyon çerçevesinde ortaya konuluyor. Türkiye’nin kalkınma hedeflerini, reform gündemini ve geleceğe dair stratejik yol haritasını anlamak isteyenler için ufuk açıcı nitelikte olan konferansımızın tamamı sizlerle. KAPDEM YouTube kanalımıza abone olmayı ve yeni içeriklerden haberdar olmak için bildirimleri açmayı unutmayın!
Ortadoğu, uzun yıllardır savaşlar, vekâlet çatışmaları, mezhepsel gerilimler ve dış müdahalelerle şekillenen kırılgan bir jeopolitik yapıya sahip. Bu çok katmanlı kriz ortamında ortaya çıkan İbrahim Anlaşmaları, bölgedeki güç dengelerini yeniden kurma potansiyeli taşıyor. KAPDEM olarak TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi iş birliğiyle düzenlediğimiz bu konferansta, TEPAV Ortadoğu ve Orta Asya Araştırmaları Enstitüsü Direktörü ve TOBB ETÜ Tarih Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Hilmi Demir, İbrahim Anlaşmaları’nın bölgeye etkilerini siyasi, toplumsal ve stratejik boyutlarıyla ele alıyor. Bu konferans, anlaşmaların yalnızca diplomatik bir açılım değil; aynı zamanda İran’ın etkisi, Filistin meselesinin geleceği ve küresel güçlerin Ortadoğu politikalarıyla iç içe geçmiş, çok katmanlı bir dönüşümün parçası olduğunu ortaya koyuyor. Aynı zamanda bölgedeki yeni kutuplaşmaların ve ittifak mimarilerinin habercisi olabilecek gelişmeleri de değerlendirme imkânı sunuyor. KAPDEM YouTube kanalımıza abone olmayı ve yeni içeriklerden haberdar olmak için bildirimleri açmayı unutmayın! #KAPDEM #Ortadoğu #İbrahimAnlaşmaları #Uluslararasıİlişkiler #israil #ABD #Filistin #Diplomasi #GüvenlikÇalışmaları #HilmiDemir #İsrailArapİlişkileri #FilistinMeselesi #İranSiyaseti
Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından ortaya çıkan post-Sovyet coğrafya, kimlik çatışmaları, egemenlik mücadeleleri ve bölgesel güç dengeleriyle şekillenen karmaşık bir yapıyı beraberinde getirdi. Bu miras, 2014’te Kırım’ın ilhakı ile derinleşmiş; 2022’de ise Rusya-Ukrayna Savaşı ile açık bir çatışma boyutuna ulaşmıştır. KAPDEM olarak Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi ortaklığıyla düzenlediğimiz bu konferansta, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Dr. Gülay Kılıç Mutlu, savaşın tarihsel arka planını, bölgesel ve küresel dinamiklerle nasıl iç içe geçtiğini ve olası gelecek senaryolarını bölge çalışmaları perspektifiyle değerlendiriyor. Bu konferans, savaşın yalnızca güncel bir güvenlik krizi değil; aynı zamanda uzun vadeli siyasi, kültürel ve jeopolitik dönüşümlerle iç içe geçmiş çok boyutlu bir süreç olduğunu ortaya koyuyor. 📺 KAPDEM YouTube kanalımıza abone olmayı ve yeni içeriklerden haberdar olmak için bildirimleri açmayı unutmayın! #KAPDEM #RusyaUkraynaSavaşı #BölgeÇalışmaları #PostSovyetAlan #Jeopolitik #Kırım #Donbas #Uluslararasıİlişkiler #SiyasiTarih #GüvenlikÇalışmaları #TOBBETÜ #Kırımİlhakı #StratejikDüşünce #UluslararasıPolitika #Savaş #UkraineWar #RussiaUkraineConflict
Dünya siyasetinde ve ekonomisinde yaşanan büyük dönüşüm süreçlerinin merkezinde yer alan Kuşak ve Yol Projesi, sadece bir altyapı ve ticaret ağı olmanın ötesinde, küresel ve bölgesel güç mücadelelerini yeniden şekillendiren bir stratejik hamle olarak öne çıkmaktadır. “Yeni Dünyanın Rotaları: Koridor Savaşları” başlıklı konferans serisinin üçüncü ve son oturumunda, bu büyük girişimin Asya-Pasifik coğrafyasındaki yansımaları ele alınmıştır. Bu kapsamda, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Politika ve Ekonomi Bölümü öğretim üyesi ve Asya-Pasifik Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (APAM) Müdür Yardımcısı Dr. Ömer Faruk Çıngır’ı ağırlamaktan onur duyduk. “Asya Pasifik’te Çin’in Etkisi: Kuşak ve Yol Girişimi ve Etkileri” başlıklı konuşmasında Sayın Çıngır; Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi aracılığıyla Asya-Pasifik bölgesinde kurduğu yeni ekonomik ve siyasi ilişkiler ağını çok boyutlu bir yaklaşımla değerlendirmiştir. Konferansta, Çin’in bölgedeki altyapı yatırımları, ticaret güzergâhları ve finansal iş birlikleri üzerinden kurduğu nüfuzun ülkeler arası dengeleri nasıl etkilediği detaylı bir şekilde analiz edilmiştir. Ayrıca, Çin ile ABD arasındaki stratejik rekabetin bu bölgedeki yansımaları, bölge ülkelerinin pozisyon alma stratejileri ve bu güç mücadelesinin Türkiye’nin dış politikası üzerindeki etkileri de kapsamlı bir biçimde ele alınmıştır. Bu son oturumla birlikte tamamlanan “Yeni Dünyanın Rotaları: Koridor Savaşları” konferans serisi; Türkiye’nin Kuşak ve Yol Projesi bağlamındaki konumunu, Uygur meselesi üzerinden ortaya çıkan etik ve stratejik riskleri, Asya-Pasifik’teki büyük güç rekabetlerini ve tüm bu başlıkların ekonomik, politik ve toplumsal yansımalarını bütüncül bir perspektifle ele almıştır. Seri, değişen dünya düzenine dair eleştirel bir bakış sunarak, akademik ve stratejik tartışmalara önemli katkılar sağlamıştır.
KAPDEM olarak düzenlediğimiz bu etkinlikte, uluslararası sistemde değişen güç dengelerini ve küresel ticaret düzeninin dönüşümünü kapsamlı bir çerçevede ele aldık. Çok kutuplu dünya tartışmalarının ekonomik yansımalarını, küresel ticaret sisteminin tarihsel arka planını ve güncel gelişmelerini birlikte değerlendirdik. Türkiye Dünya Ticaret Örgütü Eski Müzakerecisi Dr. Şahin Yaman’ın katılımıyla gerçekleştirdiğimiz programda, II. Dünya Savaşı sonrasında ABD öncülüğünde kurulan Bretton Woods düzeninden başlayarak küresel ekonomik mimarinin oluşum sürecini dinledik. Dolar sistemi, uluslararası finans yapısı ve küresel petrol piyasalarının siyasal ekonomi boyutu çerçevesinde ticaret sisteminin kurumsal temellerini ele aldık. Etkinlikte ayrıca Asya’nın yükselişi ve Asya-Pasifik bölgesinin küresel ekonomide artan rolü üzerinde durduk. Çin’in yükselişi, bölgesel entegrasyon girişimleri ve özellikle RCEP (Bölgesel Kapsamlı Ekonomik İşbirliği Anlaşması) gibi oluşumların küresel ticaret sistemine etkilerini değerlendirdik. Büyük güç rekabetinin ticaret kuralları, tedarik zincirleri ve uluslararası ilişkiler üzerindeki yansımalarını tartıştık. Dr. Yaman’ın Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) müzakere süreçlerine dair paylaştığı anılar ve deneyimler, örgütün işleyişine ve karşı karşıya olduğu yapısal sorunlara içeriden bir perspektif sunarken; Türkiye’nin değişen küresel ekonomik yapı içindeki konumunu da birlikte ele alma imkânı bulduk. Mülkiye Politika, Ekonomi ve Felsefe Topluluğu iş birliğiyle gerçekleştirdiğimiz etkinliğimize katılım sağlayan ve katkı sunan herkese teşekkür ederiz. KAPDEM YouTube kanalımıza abone olmayı ve yeni içeriklerden haberdar olmak için bildirimleri açmayı unutmayın!
Türkiye’nin ekonomik kalkınma vizyonunu şekillendiren Orta Vadeli Program (OVP) ve Kalkınma Planı, yalnızca makroekonomik hedeflerin belirlenmesi açısından değil, aynı zamanda yapısal reformların yönü, yatırım stratejilerinin çerçevesi ve toplumsal refahın sürdürülebilirliği bakımından da kritik bir yol haritası sunuyor. Kamu politikalarının önceliklerini belirleyen bu planlar, özel sektör yatırımlarını yönlendirmekte ve Türkiye’nin uluslararası rekabet gücünü artıracak adımlar için güçlü bir zemin oluşturmaktadır. Bu kapsamda düzenlenen konferansta, T.C. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı Plan ve Programlar Genel Müdürü Osman Nuri ERDEM, OVP ve Kalkınma Planı süreçlerini bütüncül bir perspektifle ele alarak Türkiye’nin gelecek rotasını değerlendiriyor. Planlama mekanizmalarının işleyişi, temel öncelikler, uygulama stratejileri ve bu hedeflerin toplumun farklı kesimlerine etkileri ayrıntılı biçimde tartışılırken, küresel ekonomik gelişmelerin Türkiye’nin planlama süreçlerine yansımaları da kapsamlı bir vizyon çerçevesinde ortaya konuluyor. Türkiye’nin kalkınma hedeflerini, reform gündemini ve geleceğe dair stratejik yol haritasını anlamak isteyenler için ufuk açıcı nitelikte olan konferansımızın tamamı sizlerle. KAPDEM YouTube kanalımıza abone olmayı ve yeni içeriklerden haberdar olmak için bildirimleri açmayı unutmayın!
Ortadoğu, uzun yıllardır savaşlar, vekâlet çatışmaları, mezhepsel gerilimler ve dış müdahalelerle şekillenen kırılgan bir jeopolitik yapıya sahip. Bu çok katmanlı kriz ortamında ortaya çıkan İbrahim Anlaşmaları, bölgedeki güç dengelerini yeniden kurma potansiyeli taşıyor. KAPDEM olarak TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi iş birliğiyle düzenlediğimiz bu konferansta, TEPAV Ortadoğu ve Orta Asya Araştırmaları Enstitüsü Direktörü ve TOBB ETÜ Tarih Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Hilmi Demir, İbrahim Anlaşmaları’nın bölgeye etkilerini siyasi, toplumsal ve stratejik boyutlarıyla ele alıyor. Bu konferans, anlaşmaların yalnızca diplomatik bir açılım değil; aynı zamanda İran’ın etkisi, Filistin meselesinin geleceği ve küresel güçlerin Ortadoğu politikalarıyla iç içe geçmiş, çok katmanlı bir dönüşümün parçası olduğunu ortaya koyuyor. Aynı zamanda bölgedeki yeni kutuplaşmaların ve ittifak mimarilerinin habercisi olabilecek gelişmeleri de değerlendirme imkânı sunuyor. KAPDEM YouTube kanalımıza abone olmayı ve yeni içeriklerden haberdar olmak için bildirimleri açmayı unutmayın! #KAPDEM #Ortadoğu #İbrahimAnlaşmaları #Uluslararasıİlişkiler #israil #ABD #Filistin #Diplomasi #GüvenlikÇalışmaları #HilmiDemir #İsrailArapİlişkileri #FilistinMeselesi #İranSiyaseti
Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından ortaya çıkan post-Sovyet coğrafya, kimlik çatışmaları, egemenlik mücadeleleri ve bölgesel güç dengeleriyle şekillenen karmaşık bir yapıyı beraberinde getirdi. Bu miras, 2014’te Kırım’ın ilhakı ile derinleşmiş; 2022’de ise Rusya-Ukrayna Savaşı ile açık bir çatışma boyutuna ulaşmıştır. KAPDEM olarak Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi ortaklığıyla düzenlediğimiz bu konferansta, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Dr. Gülay Kılıç Mutlu, savaşın tarihsel arka planını, bölgesel ve küresel dinamiklerle nasıl iç içe geçtiğini ve olası gelecek senaryolarını bölge çalışmaları perspektifiyle değerlendiriyor. Bu konferans, savaşın yalnızca güncel bir güvenlik krizi değil; aynı zamanda uzun vadeli siyasi, kültürel ve jeopolitik dönüşümlerle iç içe geçmiş çok boyutlu bir süreç olduğunu ortaya koyuyor. 📺 KAPDEM YouTube kanalımıza abone olmayı ve yeni içeriklerden haberdar olmak için bildirimleri açmayı unutmayın! #KAPDEM #RusyaUkraynaSavaşı #BölgeÇalışmaları #PostSovyetAlan #Jeopolitik #Kırım #Donbas #Uluslararasıİlişkiler #SiyasiTarih #GüvenlikÇalışmaları #TOBBETÜ #Kırımİlhakı #StratejikDüşünce #UluslararasıPolitika #Savaş #UkraineWar #RussiaUkraineConflict
Dünya siyasetinde ve ekonomisinde yaşanan büyük dönüşüm süreçlerinin merkezinde yer alan Kuşak ve Yol Projesi, sadece bir altyapı ve ticaret ağı olmanın ötesinde, küresel ve bölgesel güç mücadelelerini yeniden şekillendiren bir stratejik hamle olarak öne çıkmaktadır. “Yeni Dünyanın Rotaları: Koridor Savaşları” başlıklı konferans serisinin üçüncü ve son oturumunda, bu büyük girişimin Asya-Pasifik coğrafyasındaki yansımaları ele alınmıştır. Bu kapsamda, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Politika ve Ekonomi Bölümü öğretim üyesi ve Asya-Pasifik Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (APAM) Müdür Yardımcısı Dr. Ömer Faruk Çıngır’ı ağırlamaktan onur duyduk. “Asya Pasifik’te Çin’in Etkisi: Kuşak ve Yol Girişimi ve Etkileri” başlıklı konuşmasında Sayın Çıngır; Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi aracılığıyla Asya-Pasifik bölgesinde kurduğu yeni ekonomik ve siyasi ilişkiler ağını çok boyutlu bir yaklaşımla değerlendirmiştir. Konferansta, Çin’in bölgedeki altyapı yatırımları, ticaret güzergâhları ve finansal iş birlikleri üzerinden kurduğu nüfuzun ülkeler arası dengeleri nasıl etkilediği detaylı bir şekilde analiz edilmiştir. Ayrıca, Çin ile ABD arasındaki stratejik rekabetin bu bölgedeki yansımaları, bölge ülkelerinin pozisyon alma stratejileri ve bu güç mücadelesinin Türkiye’nin dış politikası üzerindeki etkileri de kapsamlı bir biçimde ele alınmıştır. Bu son oturumla birlikte tamamlanan “Yeni Dünyanın Rotaları: Koridor Savaşları” konferans serisi; Türkiye’nin Kuşak ve Yol Projesi bağlamındaki konumunu, Uygur meselesi üzerinden ortaya çıkan etik ve stratejik riskleri, Asya-Pasifik’teki büyük güç rekabetlerini ve tüm bu başlıkların ekonomik, politik ve toplumsal yansımalarını bütüncül bir perspektifle ele almıştır. Seri, değişen dünya düzenine dair eleştirel bir bakış sunarak, akademik ve stratejik tartışmalara önemli katkılar sağlamıştır.