Yazı Gönder
Bahis, Şike ve Kara Para Aklama İlişkisi: Mücadele İçin Kamu Politikası ve Uygulama Önerileri

Yönetim Tasarımı

Bahis, Şike ve Kara Para Aklama İlişkisi: Mücadele İçin Kamu Politikası ve Uygulama Önerileri

20 Kasım 2025

Okuma Modu

Makaleyi Dinle

0:00 / 0:00

Bu özellik tarayıcının yerleşik sesli okuma teknolojisini kullanır

Bahis, Şike ve Kara Para Aklama İlişkisi: Mücadele İçin Kamu Politikası ve Uygulama Önerileri

1. Giriş

Bu yazıda, öncelikle bahisle kara para aklama arasındaki ilişkilere değinecek, sonrasında da kamu kuruluşları, federasyonlar ve operatörler gibi paydaşlara uygulanabilir önleyici ve tespit edici mekanizma önerileri sunacağız.[1]

2. Bahis Soruşturmasında Ne Oldu?

27 Ekim 2025’te TFF Başkanı, 571 hakemden 371’inin bahis hesabı bulunduğunu ve 152’sinin aktif bahis oynadığını duyurdu. Bazı hesaplarda, tek bir hesapta 18.227 işleme kadar, sıra dışı işlem adetleri görüldüğü beyan edildi. 1–3 Kasım 2025’te disiplin kurulları 149 hakem ve yardımcı hakeme sekiz‑on iki ay men cezası açıkladı; bazı dosyalarda sürecin devam ettiği beyan edildi. Özetle: Doğrudan şike ispatı olmasa da içeriden bilgiye dayalı piyasa istismarı ve Kara Para Aklama (KPA) risklerinin ekosisteme nasıl sızabildiğini çıplak gözle gördük.

3. Türkiye’de Hukuki Çerçeve: Bütünleşik Görünüm

Hukuki çerçeveyi belirleyen kavramları sadeleştirerek başlayalım. Türkiye’de spor bütünlüğü, bahis ve kara paranın aklanmasının önlenmesi (AML) kuralları dört ana sütunda buluşur:

  • 6222 sayılı Kanun (Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesi): Şike ve teşvik primini açıkça suç sayar. Kulüp yöneticileri, sporcular, hakemler ve aracılar dâhil tüm aktörlerin sorumluluklarını ve yaptırımlarını düzenler. Disiplin ile ceza hukukunu birbirine bağlayan bir köprü gibidir. Müsabaka sonucunu ya da seyrini etkilemeye elverişli eylemler (örneğin para veya menfaat temini) için hürriyeti bağlayıcı cezalar ve iştirak hükümleri öngörür; gerektiğinde tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanmasının da önünü açar.

  • 7258 sayılı Kanun (Bahis ve Şans Oyunları Rejimi): Bahsin devlet tekeli ve lisanslı yapılar altında yapılmasını şart koşar. Yetkisiz/ruhsatsız (offshore dâhil) organizasyonları, bu yapılara para aktarımını ve reklam/tanıtımı suç olarak düzenler. Lisanslı operatörlerin denetimi, sorumlu oyun ve reklam ilkeleri ile tüketiciyi koruma kuralları da bu çatı altındadır. Federasyon talimatları ve disiplin hükümleriyle birlikte, spor ekosistemi aktörleri için “bahis yasağı”nın uygulanmasına temel sağlar.

  • 5549 sayılı Kanun (Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi) ve ikincil düzenlemeler: Bankalar, elektronik para kuruluşları ve lisanslı bahis/oyun operatörleri gibi yükümlüler için risk temelli müşterini tanı (KYC), sürekli izleme, kayıt saklama ve şüpheli işlem bildirimi (ŞİB/STR) zorunluluğu getirir. Şüphelilere ya da diğer taraflara bilgi verme yasağı olarak tanımlayabileceğimiz “Tipping‑off” yasağı, risk temelli yaklaşım, uyum görevlisi/uyum programı, eğitim ve iç denetim gibi başlıklar Tedbirler Yönetmeliği’nde ayrıntılandırılır. Uygulamada MASAK, rehber ve tipoloji bültenleriyle şemaları ve kırmızı bayrakları somutlaştırır.

  • Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 282 (Kara Para Aklama Suçu): Suçtan gelen malvarlığı değerlerinin aklanmasını bağımsız bir suç olarak düzenler. Aklamanın farklı aşamalarında (placement – yerleştirme, layering – ayrıştırma, integration – birleştirme) yapılan işlemler için cezai sorumluluk öngörür. Spor bahisleri üzerinden meşrulaştırılan fon akışları, yeterli delil ile bu madde kapsamında değerlendirilebilir.

Uluslararası referans noktaları, iç hukukun yorum ve uygulamasında tamamlayıcı rol oynar:

  • Avrupa Konseyi Macolin Sözleşmesi: Spor müsabakalarının manipülasyonuna karşı ulusal platformlar oluşturulmasını, kamu otoriteleri–spor teşkilatı–lisanslı bahis sektörü–uygulayıcı birimler arasında çok paydaşlı istihbarat paylaşımı ve uyarı mekanizmalarını, spor katılımcıları için çıkar çatışması/bahis yasağı kurallarını ve yasa dışı/offshore operatörlerle mücadele araçlarını öngörür.

  • FIFA/UEFA ve IFAB (International Football Association Board) talimatları ile ulusal federasyon disiplin kodları: Hakemler ve diğer katılımcılar için bahis yasağı, bütünlük eğitimleri, veri paylaşımı ve yaptırım kataloğu bakımından asgari standartlar getirir; ulusal düzeyde TFF Disiplin Talimatı ve Müsabaka Talimatları bu çerçeveyi iç hukukta somutlaştırır.

  • Finansal eylem görev gücü (FATF) ve Egmont Grubu kaynakları: Kumar/bahis kanalları üzerinden aklama tipolojileri, P2P ve kripto varlıklarla kesişim, üçüncü taraf/ köstebek (mule) kullanımı gibi risklere ilişkin kırmızı bayrak setleri ve iyi uygulama örnekleri sunar. Türkiye’nin kara paranın aklanmasının ve terörün finansmanının önlenmesi (AML/CFT) rejimindeki yükümlülüklerin yorumunda bu uluslararası standartlar esas alınır.

Bu bütünleşik çerçeve sayesinde, hakemlerin bahis faaliyeti gibi “bütünlük riski” doğuran durumlarda disiplin, idari, cezai ve finansal yaptırımlar aynı hizaya getirilip birlikte işletilebilir.

4. Risk Zinciri: İçeriden Bahis, Manipülasyon ve Kara Para Aklama İlişkisi

Hakemler; atamalar, sakatlıklar, taktikler, saha koşulları, VAR işleyişi ve maç içi eğilimler gibi kamuya açık olmayan bilgilere erişebilir. Bu bilgi asimetrisi, maç sonucunu değiştirmeye kalkmadan bile canlı bahis hatlarında fiyatlama/gecikme avantajlarından yararlanarak bahis sonuçlarından gelir elde etmeye elverişlidir; yani piyasa istismarına elverişli bir ortam hazırlar. Bunu, borsaya açık şirketlerde görülen içeriden öğrenenlerin ticareti (insider trading) durumlarına benzetebiliriz. Hakemin doğrudan etkileyebildiği mikro‑olaylar (kart, korner, penaltı, uzatma süresi vb.) ise spot‑fixing, yani hakemin kontrolündeki bu mikro-olayların manipülasyonu riskini artırır. Bu mikro‑olay istatistiklerinde benzerlerine göre kalıcı ve anlamlı sapmalar, dikkat edilmesi gereken bir uyarı işaretidir.

Aşağıda, spor bahis kanallarının kara para aklama (KPA) döngüsünün üç klasik aşamasını (placement, layering ve integration) pratikte nasıl kolaylaştırabildiğini, açık kaynaklarda yer alan tipolojilere ve örnek vakalara dayanarak özetleyelim:

  • Placement (yerleştirme): Nakit veya suçtan kaynaklanan fonlar, küçük tutarlı ve tekrarlı yüklemeler (smurfing) ile bahis hesaplarına, kupon/voucher kodlarına, ön ödemeli kartlara veya fiziki bayi/ATM ağlarına dağıtılır. Düşük volatil “karşılıklı bahis/matched betting” ve düşük riskli kombinasyonlarla ilk aşamada kayıp/kar dengelenerek görünür bir “oyun geçmişi” yaratılır. Üçüncü kişilerin (mule) ya da akraba/arkadaş çevresinin hesapları kullanılarak doğrudan fail ile bahis hesabı arasındaki bağ zayıflatılır. Hakem tarafındaki daha önceden açıkladığımız içeriden bilgi avantajı, placement aşamasındaki “olağanüstü başarıyı” rasyonelleştirmek için kullanılarak anomaliyi maskeleyebilir.

  • Layering (ayrıştırma ya da katmanlandırma): Çoklu bahis operatörü ve e‑cüzdanlar arasında küçük tutarlı hızlı transferler; farklı operatörlerde aynı sonuçlara serpiştirilmiş “hedge” pozisyonlar; sık erken cash‑out ve void/iptal döngüleri ile işlem izi parçalanır. Fonlar, kripto varlık platformları ve P2P pazarlar üzerinden farklı katmanlar eklenir; yabancı ödeme kuruluşları/oturumlar ve OTC (tezgâh üstü) aracılar kullanılarak coğrafi katmanlar eklenir. Ortak cihaz/IP izi, paylaşımlı kart/IBAN ve senkronize bahis zaman damgaları, görünürde bağımsız hesaplar arasında fiilî bağlantı göstergeleri gibi veriler, bu hesapların aslında katmanlandırma amacıyla ortak hareket eden bir organize ağın parçaları olduğunu gösterebilir. Hakem atama/ilk 11/VAR iletişimleri öncesi senkron in‑play hacim sıçramaları, layering sırasında “bilgiye dayalı” desenlerle çakışırsa, hakemlerin de bu organizasyonla birlikte hareket ettiğini gösterebilir.

  • Integration (birleştirme): Bahis operatörlerinden banka/e‑para hesaplarına “kazanç” adıyla aktarılan tutarlar, meşru gelir gibi beyan edilebilir; danışmanlık, sosyal medya/bonus/ödül ödemeleri veya küçük ticari faaliyetler üzerinden muhasebeleştirilebilir. Borç/kredi kapatma, lüks tüketim harcamaları, gayrimenkul/araç edinimi gibi yöntemlerle değer dönüşümü tamamlanır. Yakın çevre veya ilişkili şirketler üzerinden yapılan faturalandırma/karşılıklı borç senaryoları, “kazanç”ların ekonomik gerekçesini güçlendirmek için kullanılır. Hakem veya yakınlarının hesaplarına yönelen bu akışlar, 5549 kapsamındaki kayıt ve şüpheli işlem bildirimi (ŞİB) yükümlülükleri açısından tipik entegrasyon göstergeleridir.

Bu aşamalarda açıkladığımız paternleri genellikle şu ikincil kalıplar tamamlayabilir: (i) hesap çiftlikleri ve hesap kuryeleri (mule) ağları, (ii) farklı ülkeler arası kupon/kripto/P2P köprüleri, (iii) arbitraj veya “sure‑bet” olarak tanımlanan fırsatların olağandışı yoğun kullanımı, (iv) hakem ataması ve mikro‑olay zamanlarında yoğunlaşan eş yönlü bahis kümeleri.

5. Kırmızı Bayraklar

Olası erken uyarı sinyallerini, yani kırmızı bayrakları, süreçte rolü olan farklı kurum ve kuruluşlar için aşağıdaki şekilde özetleyebiliriz:

Lisanslı bahis operatörleri için:

  • Düşük/deklaratif gelir profiliyle bağdaşmayan yüksek hacimli canlı bahis ve istisnai başarı oranları; kısa sürede yüksek ROI (return on investment).

  • Aynı cihaz/IP/cihaz ile açılmış birden çok hesap; ortak adres/ödeme enstrümanı; hesaplar arası “chip dumping” benzeri fon transferleri.

  • Kritik mikro‑olay pazarlarında (kart, korner, penaltı, uzatma) maç önü/sırası yoğunlaşma; hakem ataması açıklandığında oran hareketiyle uyumlu eşzamanlı bahis kümeleri.

  • Anormal derecede yüksek oranlı erken nakit cikisi/iptal (cash‑out/void); farklı operatörlerde aynı seçimlere serpiştirilmiş küçük tutarlı ama toplamda büyük hacimli kuponlar; sistematik arbitraj.

  • Bahis hesaplarına kripto borsa/OTC, e‑cüzdan ve yabancı ödeme kuruluşlarından sık yinelenen küçük tutarlı girişler; KYC uyuşmazlıkları, belgesiz adres/gelir beyanları.

Bankalar/fintekler için:

  • Bir müşteride birden fazla lisanslı operatöre/e‑cüzdana yakın zamanlı yinelenen transferler; fikstür haftalarında zirve yapan döngüsel nakit akışı, ardından offshore/kripto çıkışları.

  • Spor ekosistemi ile bağlantı işaretleri: Hakem/kulüp görevlileriyle soyad/adres/IP/cihaz ortaklıkları; “danışmanlık/bonus/sosyal medya işbirliği” açıklamalı ödemeler.

  • Çok sayıda üçüncü kişiden gelen küçük tutarlı, açıklaması benzer ödemeler (mule ağı göstergesi); ATM/dijital kanallardan seri nakit çekimler.

  • Beklenmeyen döviz/kripto işlemleri; P2P borsalarda yüksek frekans; round‑tripping izleri (benzer değer ve varlıkların kısa aralıklarla önce satılıp sonra tekrar alınması).

Kulüpler/TFF için:

  • Belirli hakemler atandığında tekrarlayan piyasa anomalileri; oran hareketleri ile hakem karar metrikleri arasında korelasyon.

  • Gelir‑yaşam standardı uyumsuzluğu; kısa sürede borç kapatma, lüks harcama sıçramaları; üçüncü kişiler üzerinden edinilen varlıklar.

  • Atama değişikliği/VAR protokol güncellemesi öncesi bilgi sızıntısına işaret eden “in‑play” yığılmaları.

  • Potansiyel menfaat çatışmaları: Aile bireyleri/temsilciler/menajerlerle finansal veya dijital bağlar; gizli danışmanlık anlaşmaları.

Bu kırmızı bayrakların, detaylı incelemeler (Enhanced Due Diligence) ve gerektiğinde ŞİB yapılabilmesi ya da diğer kamu otoritelerine raporlanabilmesi ve disiplin uygulamalarının ve cezai kovuşturmaların tetikleyicisi olmak üzere net biçimde kayda alınması gerekir.

6. Yönetsel Kontrol Tasarımı: “İyi Uygulama”nın Unsurları ve Politika Reçetesi Önerisi

Yukarıda listelemiş olduğumuz kırmızı bayraklar ve risk tanımlamaları ışığında, şimdi de kurumların kurgulaması gereken kontrollere göz gezdirelim:

TFF ve lig organizasyonları:

  • Sıfır tolerans ve aktif doğrulama: Bahis yasağı yalnızca beyana değil, lisanslı operatörlerle düzenli veri eşleştirmelerine (MoU/API yardımıyla) dayandırılmalıdır. Görevlendirme şartı olarak açık rıza ve periyodik çıkar çatışması beyanları standartlaştırılmalıdır.

  • Bütünlük risk skoru ve davranışsal analitik: Borç/stres göstergeleri, atama değişiklikleri ve kart/penaltı/uzatma karar metriklerinde akran kıyaslı sapmalar izlenmelidir; belirlenen limitler aşıldığında otomatik olarak ilgili hakemler ve görevliler için yakın izleme protokolleri oluşturulmalıdır.

  • Piyasa gözetimi entegrasyonu: Canlı bahis anomali akışları (oran zıplamaları, “sure‑bet” yoğunluğu) atama/maç içi veriyle gerçek zamanlı çaprazlamaya imkân sağlayan veri analitiği çözümleri geliştirilmelidir.

  • Eğitim ve farkındalık programları: Hakemler, görevliler, oyuncular ve diğer paydaşlar için rol bazlı, senaryo odaklı etik, çıkar çatışması ve AML/KYC eğitimleri düzenlenmelidir. Yılda en az bir zorunlu modül, maç haftası mikro‑eğitimleri, e‑öğrenme ve sınav süreçleri uygulanmalıdır. Menajer, temsilci ve sponsorlar için bilinçlendirme kitleri ve davranış/etik kurallarına uyum modülleri oluşturulmalı, lisanslama ve lisans yenileme kriterlerine bu modüllerin tamamlanması zorunluluğu getirilmelidir.

  • Borç/refah destek programları; danışmanlık hattı ve anonim yardım mekanizmaları oluşturulmalı, görevlilerin borçluluk durumları ve refah durumları yakından takip edilmeli, olası problemli durumların çözümünde görevlilere destek olabilecek hususlar tespit edilmelidir.

  • Cihaz ve ağ politikası: Maç günü erişimli cihazlarda bahis uygulamalarının teknik olarak engellenmesi; soyunma odası/VAR odası gibi kritik alanlarda ağ izleme gibi teknik önleyici ve tespit edici kontroller geliştirilmelidir.

  • İhbar ve pişmanlık: Manipülasyon saptanmadan önce öz bildirim yapanlara ölçülü indirimler; tekrar ve ağır ihlallerde kademeli olarak artan yaptırımlar uygulanmalıdır. Şeffaf yaptırım bültenleri ve anonimleştirilmiş vaka özetleriyle caydırıcılık güçlendirilmelidir.

  • Veri koruma ve meşru amaç: KVKK’ya uygun veri minimizasyonu, erişim kontrolü ve saklama süreleri belirlenmeli; veri paylaşımında hukuki dayanakları açıkça dokümante edilmelidir.

Lisanslı bahis operatörleri:

  • Spor Paydaşı (PiS – Participant in Sport) etiketleme ve red listesi (denylist): Hakem, sporcu, teknik ekip, yönetici ve temsilcileri başvuru aşamasında tespit edebilecek bir KYC sureci oluşturulmalı; TFF’nin ve bahis konusu diğer spor branşlarının federasyonlarıyla eşgüdümlü oluşturulacak “denylist” ile periyodik senkronizasyon sağlanmalı; eşleşen başvuruların reddi/kısıtı ve bu başvuruların ilgili federasyonlara ihbar edilebileceği bir raporlama mekanizması kurulmalıdır.

  • Gelişmiş KYC ve sürekli izleme: Cihaz parmak izi, IP risk skoru, coğrafi anomali, çoklu hesap ve üçüncü taraf ödeme enstrümanı kullanımını izleyebilecek veri analitiği enstrümanları geliştirilmeli; yüksek risk profillerde para kaynağının doğrulanması gibi, finansal kuruluşlarda uygulanan yöntemler izlenmelidir (Source of Funds/Source of Wealth).

  • Senaryo analitikleri: Hakem kontrollü mikro‑olaylar öncesi eşzamanlı in‑play hacim artışı, arbitraj ve erken cash‑out yoğunluğu, void/iptal oranları; eş‑zamanlı farklı operatörlerde korelasyon analizi gibi, yine veri analitiği ve teknolojik yöntemler uygulanmalıdır.

  • Kayıt ve raporlama: İşlem telemetrisi, iletişim ve ödeme izlerinin mevzuatın öngördüğü süre boyunca güvenli saklanması; hedefli EDD ve zamanında ŞİB; çalışanlara düzenli AML/bütünlük eğitimi gibi, kurumun bütünlüğüne yönelik kontrol mekanizmaları geliştirilmelidir.

Bankalar/fintekler:

  • Oyun/bahis maruziyetinin belirlenmesi: Merchant Category Code (MCC), karşı taraf listeleri ve sınıflandırmalarla bahis kaynaklı girişlerin tespiti yapılmalı; kümelenmiş “kazanç” açıklamalı girişleri tespit edebilecek fon girişi incelemeleri geliştirilmelidir.

  • Yüksek risk sınıflandırması: Hakem/kulüp görevlileri ve yakın çevresi için yükseltilmiş risk derecelendirmesi ve sınıflandırması yapılmalı; yoğun bahis oynanması beklenen fikstür dönemlerinde dinamik izleme ve hızlı ŞİB/raporlama mekanizmaları oluşturulmalıdır.

  • Kripto/e‑para köprülerinin kontrolü: P2P borsalar ve e‑cüzdanlara giden transferlerde ek incelemeler, coğrafi/gece‑gündüz anomalilerinin takibi ve yakalanması; üçüncü kişi/mule tespitine olanak sağlayacak şekilde hesap sahiplerinin profilleriyle hesaplarında gerçeklesen işlem yoğunluğunun karşılaştırılması yapılmalıdır. Bu mekanizmalar, zaten KPA’nin önlenmesi mevzuatı ve en iyi uygulamalar gereği farklı alanlarda uygulanmaktadır.

7. İnceleme Rehberi: Kırmızı Bayrak Yandığında İzlenecek Yol

A. Hızlı koruma ve delil zinciri (chain of custody):

  • Derhal veri dondurma (legal hold): Bahis işlem logları, KYC dosyaları, oturum/IP/cihaz verileri, müşteri iletişimleri, ödeme/çekim talimatları toplanmalı; değiştirilemez hash ve zaman damgasıyla güvence altına alınmalıdır. Bu zincir, özellikle yasal otoritelerce gerçekleştirilecek olası soruşturmalara hazırlık olması açısından, tüm paydaşların yükümlülüğü olarak tanımlanmalıdır.

  • Kayıt saklama: Mevzuatın öngördüğü süreler boyunca güvenli saklama; erişim yetkilerinin kayıt altına alınması, KVKK ile uyumlu minimizasyon sağlanmalıdır.

B. Analitik süreç, gruplandırma ve ilişki ağları (örnekler):

  • İlişki haritalama: Hesap‑hakem‑yakın çevre‑menajer/temsilci ağları; ortak IBAN/kart, cihaz parmak izi, IP ve adres eşleşmeleri üzerinden grafik analizi; mule kümeleri.

  • Zaman çizgisi ve eşleştirme: Bahis zaman damgaları ve maç içi olayların (kart, korner, VAR, uzatma), kronolojik eşleştirilmesi; atama, ilk 11 ve VAR duyuruları gibi bilgi yayımlarının bahis kümelenmesine etkisinin incelenmesi.

  • Finansal izleme: Bahis operatörü, e‑cüzdan, banka/kripto giriş/çıkışlarında katmanlandırma (layering) göstergeleri; P2P borsalarda mikro-dilimleme; offshore ödeme kuruluşlarıyla tekrar eden döngüler.

  • Karşılaştırmalı metrikler: Şüpheli hakemin karar metriklerinin akran grubuna göre z‑skor sapmaları; önceki sezon/lig ortalamalarıyla karşılaştırma.

C. Hukuki koordinasyon ve bildirimler:

  • 5549 kapsamında ŞİB: Tespit edilen şüphe eşiği aşılırsa, gecikmeksizin MASAK’a bildirim; çalışan/ilgili kişilere içeriden bilgi verilmemesi, yani “tipping‑off” yapılmaması için gerekli önlemlerin alınması; iç onay ve kayıt prosedürlerinin işletilmesi.

  • 6222/7258 süreçleri: TFF ile koordinasyon; disiplin soruşturmaları ve gerekli hâllerde savcılık başvuruları için delil ve verilerin hazırlanması.

  • Uluslararası işbirliği: Macolin ulusal platformu, lisanslı operatörler ve yabancı düzenleyici/uygulayıcı birimlerle bilgi paylaşımı kanallarının kullanılması.

D. İyileştirme ve geri bildirim döngüsü:

  • Kapanış sonrası kök neden analizi; kural/analitik eşiklerin ve risk değerlendirmelerinin güncellenmesi; eğitim ve süreç iyileştirmeleri.

  • Vaka özetlerinin anonimleştirilerek ilgili paydaşlarla (operatörler, kulüpler, bankalar) paylaşılması; caydırıcılık amacıyla şeffaflığı gözeten, aynı zamanda kişisel veri ihlallerinin de engellendiği raporlamaların yapılması.

8. Politika ve Düzenleme Önerileri: Paydaş Bazında Somut ve Uygulanabilir Adımlar

Bu bölümde, farklı paydaşlar için “ne, nasıl, ne zaman” çerçevesinde net kamu politikası önerileri sunacağız. Öneriler kısa, orta ve uzun vadeye göre gruplandırılmış; devam eden bölümlerde her madde için temel sorumlu birim ve örnek performans göstergeleri (KPI) belirtilmiştir. Özetle:

  • Kısa (0–3 ay): Denylist, müşteri kabul politikaları, hızlı ŞİB hattı, cihaz/ağ politikaları, temel eğitimler.

  • Orta (3–6 ay): Piyasa uyarı entegrasyonu, risk skoru, dinamik izleme, kripto/e‑para köprü kontrolleri, ulusal platformun faaliyete geçmesi.

  • Uzun (6–12 ay): Model validasyonu, rehber/standart setlerinin tamamlanması, denetim döngülerinin olgunlaşması, şeffaf bütünlük bültenlerinin düzenli yayınlanması.

8.1 TFF ve Lig Organizasyonları

  • Merkezi Spor Katılımcısı Denylist (kısa): Hakem, futbolcu, teknik ekip, yönetici ve temsilcileri kapsayan, kimlik/doğrulama alanları standartlaştırılmış denylist’in oluşturulması; lisanslı operatörlerle API/MoU üzerinden sürekli senkronizasyon. KPI: Operatör entegrasyon oranı (%), eşleşen kayıtların otomatik reddi/kısıtı sayısı.

  • Bahis Yasağına Proaktif Doğrulama (kısa): Görevlendirme öncesi toplu tarama; maç haftalarında artan frekansla tekrar kontrol. KPI: Taranan görevli sayısı, tespit oranı, ihlal yakalama süresi (T‑to‑Detect).

  • Risk Skoru ve Gözetim Paneli (Orta): Hakem karar metrikleri, borç/stres göstergeleri, atama değişiklikleri, VAR müdahale oranları gibi sinyallerle dinamik risk skoru; risk skoru eşik aşımlarında detaylı inceleme için vaka açılışı. KPI: Yüksek riskli vaka başına tepki süresi, yüksek risk skoru oranı.

  • Gerçek Zamanlı Piyasa Uyarı Entegrasyonu (Orta): Canlı oran anomali beslemelerinin (alert feeds) atama ve maç içi veriyle otomatik eşleştirilmesi. KPI: Uyarı‑vaka dönüşüm oranı, uyarıdan ilk aksiyona kadar olan süre.

  • İhbar/Pişmanlık Penceresi ve Yaptırım Matrisi (Orta): Öz bildirim yapanlar için indirim, tekrarda artan yaptırımlar; düzenli “Etik Bülteni” yayımlanması. KPI: Öz bildirim sayısı, tekrar ihlal oranı.

  • KVKK Uyumlu Veri Yönetişimi (Orta): Meşru amaç, veri minimizasyonu, saklama süreleri ve erişim kontrollerinin dokümantasyonu. KPI: Erişim ihlali sayısı, denetim bulguları.

8.2 Lisanslı Bahis Operatörleri

  • PiS Etiketleme ve Müşteri Kabul Politikası (Kısa): Spor katılımcısı tespiti, başvuruların reddi/kısıtı; denylist ile günlük eşleştirme. KPI: Eşleşme sayısı, reddedilen başvuru oranı.

  • Gelişmiş KYC ve Sürekli İzleme (Orta): Cihaz parmak izi, IP risk skoru, coğrafi anomali, çoklu hesap ve üçüncü taraf ödeme enstrümanı kuralları; yüksek riskte SoF/SoW doğrulaması. KPI: Kuralla yakalanan vaka sayısı, manuel inceleme verimliliği.

  • Senaryo Analitiği ve Model Validasyonu (Orta): Hakem kontrollü mikro‑olaylar öncesi eşzamanlı in‑play hacim artışı, arbitraj, erken cash‑out ve void/iptal yoğunluğu için veri ve senaryo setleri; yıllık bağımsız model validasyonu. KPI: AUC/Recall, SAR (suspicion action rate), “false pozitive” oranı.

  • Kayıt, Raporlama ve ŞİB Kalitesi (Kısa): İşlem telemetrisi ve ödeme izlerinin mevzuata uygun saklanması; ŞİB’lerde “olay örgüsü + finansal iz + zamanlama” bütünlüğü. KPI: MASAK geri bildirim puanı, iade edilen/eksik ŞİB oranı.

  • Çalışan Bütünlük/AML Eğitimi (Kısa): Olay temelli mikro eğitimler; sınav ve vaka simülasyonları. KPI: Eğitim tamamlama oranı, sınav başarı skoru.

8.3 Bankalar ve Fintekler

  • Bahis Geliri Tespiti Kuralları (Kısa): MCC, karşı taraf listeleri ve adlandırma kurallarıyla bahis kazanç paternlerinin otomatik tespiti. KPI: Tespit edilen şüpheli akış sayısı, yanlış alarm oranı.

  • Yüksek Risk Sınıflandırması ve Dinamik İzleme (Kısa): Hakem/kulüp görevlileri ve yakın çevresi için yükseltilmiş risk; fikstür dönemlerinde yoğunlaştırılmış izleme. KPI: Yüksek risk portföy büyüklüğü, uyarı‑vaka oranı.

  • Kripto ve E‑Para Köprü Kontrolleri (Kısa): P2P borsalar/e‑cüzdanlara transferlerde hız limitleri, coğrafi/gece‑gündüz anomali kuralları; mule tespiti için grafik analizi. KPI: Engellenen/incelemeye alınan işlem oranı.

  • Hızlı ŞİB ve Tipping‑Off Önlemleri (Kısa): Hızlandırılmış iç onay hattı; personel için tipping‑off farkındalığı. KPI: ŞİB gönderim süresi medyanı, uyum ihlali sayısı.

8.4 Kulüpler ve Hakem Kurulları

  • Çıkar Çatışması ve Varlık Beyanı (Kısa): Hakem ve kritik görevlerde periyodik beyan; yakın çevre (aile/temsilci) finansal bağların bildirilmesi. KPI: Beyan tamamlama oranı, tespit edilen çıkar çatışması sayısı.

  • Refah ve Borç Yönetimi Destekleri (Kısa): Finansal danışmanlık, borç yapılandırma ve refah programları; risk altındaki personel için erken uyarı. KPI: Programa katılım oranı, risk düşüşü.

  • Cihaz ve Ağ Politikası (Orta): Maç günü erişimli cihazlarda bahis uygulamalarının teknik engellenmesi; VAR/soyunma odası ağ izleme. KPI: Engellenen erişim girişimi, politika ihlali sayısı.

  • Bütünlük Eğitimleri ve Attestation (Kısa): Olay temelli eğitim; yılda en az iki attestation döngüsü. KPI: Eğitim/attestation tamamlanma oranı.

8.5 Düzenleyici ve Kamu Otoriteleri (TFF, MASAK, BTK, İçişleri, Hazine ve Maliye)

  • Ulusal Bütünlük Platformu (Uzun): Macolin ilkeleriyle TFF‑operatör‑MASAK‑emniyet‑BTK arasında kalıcı platform; standart veri şemaları ve SLA’ler. KPI: Paylaşılan uyarı sayısı, çapraz eşleşme isabeti.

  • Offshore Yasadışı Bahisle Müşterek Mücadele (Orta/Uzun): Ödeme engelleme, DNS/IP erişim tedbirleri ve sınır‑ötesi iş birliği; tekrarlı liste güncellemeleri. KPI: Engellenen alan adı/ödeme kanalı sayısı, trafik azalma oranı.

  • Standartlar ve Rehberler (Kısa): Operatör/banka/fintek için kırmızı bayrak listeleri, ŞİB “minimum içerik” şablonları, model validasyon rehberi. KPI: Rehber uyum skoru, denetim bulgularında azalma.

  • Denetim ve Yaptırım Tutarlılığı (Uzun): AML ve bahis mevzuatında risk odaklı denetim takvimi; tekrarlı ihlallerde artan yaptırımlar. KPI: Denetim kapanış süresi, tekrarlı ihlal oranı.

8.6 Teknoloji Sağlayıcıları ve Veri Ortakları

  • Alert Feed Kalitesi (Kısa): Oran anomali, eş yönlü bahis kümeleşmesi, cash‑out/void patlamaları için düşük gecikmeli akışlar. KPI: Gecikme (ms), uyarı doğruluk oranı.

  • Cihaz/IP Parmak İzi ve Kimlik Doğrulama (Orta): Çoklu hesap ve mule tespiti için ortak parmak izi katmanı; gizlilik‑korumalı eşleştirme. KPI: Bağlantı tespit oranı, yanlış pozitif oranı.

9. Sonuç

Hakemlerin bahis hesapları üzerinden ortaya çıkan tablo, doğrudan ispatlanmış bir şike suçundan bağımsız olarak, spor bütünlüğü ile kara para aklama risklerinin ne kadar iç içe geçtiğini somut biçimde gösteriyor. Bu riskleri azaltmak için; TFF ve federasyonların merkezi bir red listesi oluşturması ve proaktif bahis yasağı doğrulaması yapması, lisanslı operatörlerin Spor Katılımcılarını hedefleyen müşterini tanı ve gelişmiş izleme senaryoları kurması, bankalar ve finteklerin bahis kaynaklı akışlara özel kırmızı bayrak setleri uygulaması ve tüm tarafların kamu otoritelerine zamanında ve kaliteli şüpheli işlem bildirimlerini veya raporlamaları göndermesi kritik önem taşıyor. Macolin Sözleşmesi çerçevesinde kurulacak ulusal bütünlük platformu, veri paylaşımı ve gerçek zamanlı piyasa gözetimi ile desteklendiğinde; adil rekabet algısının güçlendiği, suça konu fonların spor ekosistemine sızmasının zorlaştığı, daha şeffaf ve hesap verebilir bir yapı mümkün hale gelecektir.

10. Makalede Kullanılan Kısaltmalar ve Anahtar Kavramların Tanımları

Bu bölüm, metindeki kısaltmaları ve anahtar kavramları yalın bir dille açıklar.

  • TFF (Türkiye Futbol Federasyonu): Türkiye’de futbolun yönetiminden sorumlu ulusal federasyon; disiplin, müsabaka ve bütünlük süreçlerini düzenler.

  • AML (Anti-Money Laundering) / KPA (Kara Para Aklama): Suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesine yönelik hukukî ve operasyonel çerçeve.

  • MASAK (Mali Suçları Araştırma Kurulu): 5549 sayılı Kanun kapsamında Türkiye’nin finansal istihbarat birimi (FIU); ŞİB/STR kabulü, analiz ve rehberlikten sorumludur.

  • KYC (Know Your Customer) / Müşterini Tanı: Yükümlü kuruluşların müşterinin kimliğini doğrulama ve risk profilini anlama süreçleri.

  • EDD (Enhanced Due Diligence) / Artırılmış Özen: Yüksek riskli müşteriler/işlemler için derinleştirilmiş inceleme ve izleme tedbirleri.

  • STR (Suspicious Transaction Report) / ŞİB (Şüpheli İşlem Bildirimi): Yükümlülerce şüpheli görülen işlemlerin MASAK’a raporlanması.

  • TCK (Türk Ceza Kanunu) m. 282: Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunu düzenleyen madde.

  • 6222: Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun; şike/teşvik primi ve ilgili suçlar.

  • 7258: Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun; bahis rejimi ve yasadışı bahisle mücadele.

  • 5549: Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun; yükümlülükler, kayıt ve bildirim esasları.

  • Macolin Sözleşmesi: Avrupa Konseyi’nin Spor Müsabakalarının Manipülasyonuna Dair Sözleşmesi; ulusal platform ve veri paylaşımı ilkelerini getirir.

  • FIFA/UEFA/IFAB: Uluslararası futbol yönetimi ve oyun kuralları kuruluşları; bütünlük ve bahis yasağı standartlarını belirler.

  • BTK (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu): Türkiye’de elektronik haberleşme ve internet düzenleyicisi; erişim ve teknik tedbirler alanında yetkili.

  • KVKK (Kişisel Verilerin Korunması Kanunu): Kişisel verilerin işlenmesi ve korunmasına ilişkin temel çerçeve.

  • API (Application Programming Interface): Sistemler arası veri alışverişini sağlayan yazılım arabirimi.

  • MoU (Memorandum of Understanding): Kurumlar arası iş birliği mutabakat metni.

  • PiS (Participant in Sport) / Spor Katılımcısı: Hakem, oyuncu, teknik ekip, yönetici, menajer/temsilci gibi ekosistem aktörleri.

  • VAR (Video Assistant Referee): Video hakem uygulaması; kritik kararların gözden geçirilmesine yardımcı olur.

  • ROI (Return on Investment): Yatırım geri dönüş oranı; bahis hesaplarındaki kârlılık göstergesi olarak da kullanılır.

  • OTC (Over-the-Counter): Tezgâh üstü; borsa dışı finansal/kripto işlemler.

  • P2P (Peer-to-Peer): Eşler arası; kullanıcılar arasında doğrudan transfer yapılan ağ/market yapıları.

  • MCC (Merchant Category Code): İşletme türünü tanımlayan kartlı ödemeler kodu.

  • SoF/SoW (Source of Funds/Source of Wealth): Fon ve servet kaynağına yönelik doğrulama süreçleri.

  • SAR (Suspicion Action Rate): Uyarı/vaka işlemede şüpheye konu uyarıların aksiyona dönüşme oranı (model performans metriği).

  • AUC (Area Under the Curve): Sınıflandırma modellerinin ayrıştırma gücü göstergesi; AML senaryo modellerinde performans metriği.

  • DNS/IP: Alan adı sistemi ve internet protokol adresleri; çevrimiçi erişim tedbirlerinde kritik teknik unsurlar.

  • SLA (Service Level Agreement): Hizmet düzeyi sözleşmesi; veri paylaşımı ve uyarı akışlarında süre/kalite taahhütlerini tanımlar.

  • Egmont Group: Dünya FIU’larının işbirliği ağı; tipoloji ve iyi uygulama paylaşımı yapar.

  • FATF (Financial Action Task Force): Küresel AML/CFT standart belirleyicisi; değerlendirmeler ve rehberler yayımlar.

  • Placement/Layering/Integration: Aklamanın üç klasik aşaması: yerleştirme, katmanlandırma ve entegrasyon.

  • Spot‑fixing: Maçın tamamı yerine kart/korner/uzatma gibi mikro‑olayların manipülasyonu.

  • Matched betting / karşılıklı bahis: Karşıt pozisyonlarla riskin dengelendiği, kazançların meşrulaştırılmasında suistimal edilebilen strateji.

  • Mule (Hesap Kuryesi): Başkası adına fon hareketine aracılık eden kişi/hesap.

  • Chip dumping: Bahis/oyun hesapları arasında kasıtlı değer aktarmak için yapılan kayıp yaratma davranışı.

  • Denylist: Erişimi yasaklanan kişi/hesap/kurum listesi; operatörlerce müşteri kabulünde kullanılır.

  • Onboarding: Müşteri/çalışanın sisteme kabulü/sürece alınması; KYC ve eğitim adımlarını içerir.

  • Attestation: Kişinin belirli politika/kural ve beyanları periyodik olarak onaylaması.

  • Sure‑bet (Arbitraj): Farklı operatör oranları kullanılarak sonuçtan bağımsız kâr elde etmeyi amaçlayan strateji.


Kaynakça

Egmont Group – Online Gambling and Money Laundering Typologies. Çevrim içi kumar/bahis kanallarında aklama örüntüleri ve göstergeler

[1] Bu makalede uluslararası standart kavramlaştırmaları ve teknik detayları doğru tanımlamak adına pek çok İngilizce kavram (Türkçe açıklamaları ile), kısaltmalar ve anahtar kavramlar kullanılmaktadır. Hepsinin anlamı, Türkçe karşılığı veya açılımı metin içerisinde de kısaca açıklansa da makalenin sonunda Bölüm 10’nda toplu olarak da yer almaktadır (Bölüm 10: Makalede Kullanılan Kısaltmalar ve Anahtar Kavramların Tanımları).

Paylaş ve İndir

KAPDEM

Yayınlarımız, etkinliklerimiz ve duyurularımızdan haberdar olmak için abone olun

Yazarın En Son Yazıları

Bahis, Şike ve Kara Para Aklama İlişkisi: Mücadele İçin Kamu Politikası ve Uygulama Önerileri

Bahis, Şike ve Kara Para Aklama İlişkisi: Mücadele İçin Kamu Politikası ve Uygulama Önerileri

Ekim sonu–Kasım başı 2025’te Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), resmî verilerle yaptığı incelemede 571 faal hakemin 371’inin bahis hesabı olduğunu, 152’sinin de fiilen bahis oynadığını açıkladı. Ardından 149 hakem ve yardımcı hakem için sekiz ile on iki ay arasında men cezaları geldi. Bu tablonun tek başına yasalarda tanımlanmış şekilde bir şike suçu içerdiği sonucuna varılamaz. Ancak, bu veriler bazında net bir çıkar çatışması, içeriden bilgiyle piyasa istismarı, “spot‑fixing” (müsabaka içerisindeki mikro olayların manipülasyonu) ve kara para aklama (KPA) risklerinin var olduğunu, bu risklerin mevcut işleyiş içerisinde yüksek olduğunu ve adil rekabet algısının zedelendiğini söylemek yanlış olmayacaktır. Pratik sonuç şu: Spor hukukunu ilgilendiren yasal düzenlemeler ile, kara para suçunu düzenleyen yasa ve maddelerinin sahada nasıl kesiştiğini, uluslararası sözleşme ve en iyi uygulamalarda belirtilen yapılara ulaşmanın ne kadar önemli olduğunu gördük. Bu durumla mücadele etmek ve doğru şekilde süreçleri yönetmek için doğru bir kamu politikası yaklaşımı ve etkili bir politik reçete nasıl olmalıdır? Öncelikle; eşgüdümlü bütünlükçü bir izleme mekanizmasının geliştirilmesi, hedefli Know Your Customer/Enhanced Due Diligence (KYC/EDD)(Müşterini Tanı/Arttırılmış Özen) analizlerinin süreç içerisinde bulunan tüm kurumlarca yapılması, akıllı anomali analitiği gibi teknik izleme faaliyetlerinin tasarlanması, MASAK gibi kurumlara gecikmeden şüpheli işlem bildirimlerinin ve raporlamaların yapılması ve şeffaf, caydırıcı disiplin yaptırımlarının kurgulanması. Bunları, bahis operatörlerinin erişebileceği spor katılımcıları için merkezi bir “denylist”(red listesi) oluşturulması, belli kurumlarla zorunlu veri paylaşımı ve offshore yasadışı bahse karşı müşterek eylem planı oluşturma ve mevcut planın uygulanması gibi politika adımları tamamlamalıdır.

Detay
Geri Gönderme Tehdidi Altındaki Türkmenlerle Röportaj Serisi Bölüm 3: Türkiye’de Türkmen Olmak: Destekten Küskünlüğe

Geri Gönderme Tehdidi Altındaki Türkmenlerle Röportaj Serisi Bölüm 3: Türkiye’de Türkmen Olmak: Destekten Küskünlüğe

Kamu Politikası, Devlet Yönetimi ve Toplumsal Gelişim Merkezi (KAPDEM) olarak önceki yıllarda Türkiye’ye göç etmiş ve/veya sığınmış olan, Ankara’da yaşayan Türkmen aileler ile kimlikleri saklı kalmak kaydıyla röportajlar gerçekleştirmiştik. Onların yaşadıkları sorunları, sıkıntıları ve beklentilerini dört röportajdan oluşan bir röportaj serisi olarak yayınlamıştık. Türkiye’ye çeşitli statüler altında göç eden Suriyeli, Iraklı, Afganistanlı ya da başka yerlerden gelen mülteciler, göçmenler, sığınmacılar vb. gruplar üzerine yayınladığımız makaleler, araştırma raporları ve özel dosyalar gibi Türkmen aileler ile gerçekleştirilen röportajlar da büyük bir ilgi gördü. Farklı koşullar altında yaşayan başka ailelerin durumlarını da gündeme getiren yayınlar yapmamız konusunda hem okuyucularımızdan hem çeşitli sivil toplum kuruluşlarından hem de Türkmen kuruluşlarından yoğun talepler aldık. Yaptığımız araştırmalar neticesinde yine Ankara’da yaşayan, ancak daha farklı koşullar altında bulunan çeşitli Türkmen aileler ile kimlikleri gizli kalmak kaydıyla yeni röportajlar gerçekleştirdik. Bu Türkmen aileleri ‘ Geri Gönderilme Korkusu Altındaki Türkmen Aileler ’ olarak nitelendirebiliriz. Bir şekilde Geri Gönderme Merkezleri’ne çağrılmış ve takip altında bulunan bu Türkmen ailelerden çeşitli kişilerle yaptığımız röportajları yeni bir röportaj serisi altında yayınlıyoruz. Bu röportaj serisinde ‘ geri gönderilme korkusu’ yaşayan, kimlik bilgilerinin paylaşılmasını istemeyen ve bizim de açık kimliklerini paylaşmadığımız farklı ailelerden altısı erkek, ikisi kadın olmak üzere toplam sekiz kişi ile yapılan özel görüşmelere yer verilmektedir. Bu kişiler, kendileri veya aileleri Geri Gönderme Merkezleri’ne alınmış, Türkiye’de yaşam mücadelesi veren kişilerde oluşmaktadır. 2024 Ekim ayı itibariyle röportajı gerçekleştirdiğimiz Türkmenlerin neredeyse tamamı ‘Uluslararası Koruma Başvuru Sahibi Kimlik Belgesi’ne sahip kişilerken yaşadıkları sorunlar sonrası bu statülerini kaybetmiş ve kaçak durumda kalmışlardır. Özel izinlerle hazırladığımız bu röportaj serisinin üçüncü bölümünde KAPDEM olarak bir Türkmen ailesinin evinde kaçak durumda olan ve terörle suçlanan birisi kadın birisi erkek olmak üzere iki kişiyle röportaj yaptık. Erkek katılımcı 50’li yaşlarının ortasında, 2016 yılında DAEŞ’in Telafer/Musul’a girmesinden sonra ailesiyle birlikte Türkiye’ye sığınmış. Kendisi 2016 sonundan bu yana Ankara’da ikamet etmektedir. Türkiye’ye geldiğinden bu yana kendi mesleği olan oto elektrikçiliğini kaçak olarak yapmış, sonrasında çocukları çalıştığından dolayı çalışmayı bırakmış. İki oğlunun Geri Gönderme Merkezi’ne alınmasından sonra hem maddi hem de psikolojik olarak çok zor bir dönem yaşadığını anlatmıştır. Ülkeden sınır dışı edilen iki oğlu şu an Irak’ta yaşamakta, kendisi eşi ve diğer üç çocuğuyla Ankara’da yaşamaya devam etmektedir. Kadın katılımcı ise 30’lu yaşlarının başında, 2018 yılında yine aynı bölgeden kaçarak çekirdek ailesi ile birlikte Türkiye’ye sığınmıştır. O tarihten bu yana Ankara’da yaşamaktadırlar. Eşi Irak’ta olduğu gibi Türkiye’de de inşaat işlerinde çalışırken kendisi de evde nakış işleme, minyatür gibi işler yaparak eşine destek olmaya uğraşmıştır. Bu şekilde geçimlerini sürdürebilmişlerdir. Ancak, röportajı yaptığımız tarihten birkaç ay önce eşinin sınır dışı edilmesiyle tüm haklarını kaybetmiş ve üç çocuğu ile çok daha ağır şartlar altında yaşamaya çalışmaktadır. Erkek katılımcının “Uluslararası Koruma Başvuru Sahibi” kimliği hala geçerli iken kadın katılımcının eşinin bulunduğu durumdan dolayı kendisi ve çocuklarının kimliği iptal edilmiş ve kaçak durumda bulunmaktadırlar. Röportajın Özeti: “Saddam’dan sonra gelenler bizi harap etti. Saddam zamanında 20 sene askerlik yaptım, ama Irak’tan kaçmadım. Şimdi ise canımızı kurtarmak için ülkemizi terk ettik” “ Saddam sonrası gelen yönetimler bizi perişan etti. Amerikalılar, Şiiler, DAEŞ hepsi bize zulmetti. Irak hükümeti de bizi hedefe koydu ” “ DAEŞ Irak hükümeti ile birlikte çalışıyordu ” “Türkiye’ye ulaşmak çok zordu. Suriye’den kaçak yollarla sınırdan geçtik. Kimliğimiz olmadığı için hiçbir resmi destek alamadık” “Ben Türkiye’ye geldiğimde 12 yaşındaydım. 12 yaşındaki bir çocuk nasıl terörist olabilir? Sekiz yıl sonra 20 yaşında DAEŞ üyesi diye sınır dışı edildim” “ Eşim Türkiye’ye kaçak girdiğimiz iddiası ile sınır dışı edildi. Irak’a gönderilince DAEŞ mensubu iddiası ile tutuklandı. Bir daha haber alamadım ” “Vatanınızı neden terk ettiniz diyorlar. Ben de onlara, zamanında Osmanlı Musul’u nasıl bıraktıysa, biz de öyle bıraktık diyorum. Ne silahımız var ne bir şeyimiz.” “Irak’ta Türkmen olarak yaşamak korku içinde bir hayatta kalma mücadelesi demek. Elimdeki her şeyi sattım ki oğlum hapisten kurtarabilsin” “ Irak’ta Türkmenlerin hayatı çok zor. Orada Kürtler ve Araplar güçlü artık. Kimse bizi istemiyor ” “Türkmenler için Türkiye umut kapısıydı, ama artık küstük. 2022’ye kadar her şey iyiydi, ama sonra suçsuz binlerce insan DAEŞ bahanesiyle sınır dışı edildi” “Ne Irak ne Türkiye. Bizi yabancı bir ülkeye gönderin, en azından insanca yaşayabilelim. Çok yorulduk” “Adaletli bir hükümet istiyorum. Kim olduğu önemli değil; Arap, Türkmen, Kürt fark etmez. Saddam gibi herkese eşit davranan bir lider gelsin” “ Türk devleti Türkmenlere sahip çıksın, destek olsun ” Röportajın Tam Metni: Geri Gönderme Tehdidi Altındaki Türkmenlerle Röportaj Serisi Bölüm 3 : Türkiye’de Türkmen Olmak: Destekten Küskünlüğe Kamu Politikası, Devlet Yönetimi ve Toplumsal Gelişim Merkezi (KAPDEM) olarak bizimle konuşmayı ve özel röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Bize kendinizden bahsedebilir misiniz? Türkmen-1 (Erkek): Ben Irak’ta Telafer bölgesinde yaşıyordum. Ben buraya 2016’da geldim. Üç erkek, iki kızım olmak üzere beş çocuğum var. Türkmen-2 (Kadın): Ben üç çocuk annesi, 31 yaşında bir kadınım. Musul’da yaşıyorduk, savaştan sonra her şeyimizi kaybedip 2014 yılında Türkiye’ye gelmek zorunda kaldık “Saddam sonrası gelen yönetimler bizi perişan etti. Amerikalılar ‘Bu Türk, bu Arap’ diyerek sokaklarda insanları öldürdüler. DAEŞ Irak Hükümeti ile birlikte çalışıyordu” Irak’ta günlük yaşamınız nasıldı, neler yapıyordunuz? Türkmen-1 (Erkek): Irak’ta elektrikçim vardı, elektrikçilik yapıyordum. Araba elektrikçi dükkanım vardı, tüm ailem oradaydık. 2016’ya kadar da Türkiye’ye hiç gelmemiştim. Türkmen-2 (Kadın): Eşim inşaat sektöründe kendi işini yapıyordu. Savaştan önce hayatımız düzenliydi, ailemizle birlikte yaşıyorduk. Ancak savaş sırasında her şeyimizi kaybettik. Türkiye'ye gelme kararını nasıl aldınız? Türkmen-1 (Erkek): Saddam Hüseyin döneminde hayat daha iyiydi, fakat onun devrilmesinden sonra Türkmenlere yönelik baskılar arttı. Saddam döneminde 20 yıl askerlik yaptım ve sekiz yıl boyunca İran’la savaştık. Buna rağmen ülkemizi terk etmedik. Ancak Saddam sonrası gelen yönetimler bizi perişan etti. 2003’te Amerikalılar geldi ve “Bu Türk, bu Arap” diyerek sokaklarda insanları öldürdüler. Sonrasında Telafer’e Şii milisler hâkim oldu ve bize zulmetmeye başladılar. Köylerimizi basıp insanları götürüyorlardı. DAEŞ gelene kadar bu baskı devam etti. DAEŞ geldikten sonra neler yaşadınız? Türkmen-1 (Erkek): DAEŞ geldi ve bizim bölgemizi ele geçirdi. Bu sefer Irak hükümeti de Sünni Türkmenlere zulmetmeye başladı. Hükümet, DAEŞ’in bizi hedef almasına göz yumdu. DAEŞ, Irak hükümetiyle birlikte çalışıyordu. Kasım Süleymani ile iş birliği yaparak köylerimizi bastılar ve bombaladılar. Siz Türkiye’ye gitme kararınız nasıl aldınız? Türkmen-2 (Kadın): DAEŞ’in 2015’te bölgemize gelmesiyle durum daha da kötüleşti. Bombalamalar, baskılar ve ölümler hayatımızı tamamen çekilmez hale getirdi. Kadınların dışarı çıkması yasaklandı, çarşaf zorunlu hale getirildi. Ailemden birçok kişiyi kaybettim. Artık çocuklarımı güvende büyütebilmek için başka bir ülkeye gitmek zorundaydık. Türkiye’ye gelme kararını da bu yüzden aldık. Hayatta kalabilmek ve çocuklarımızın geleceği için buradan gitmemiz gerektiğini düşündük. “Türkiye’ye Suriye üzerinden kaçakçılar vasıtasıyla gelebildik. DAEŞ bizi defalarca engelledi, hatta bir seferinde bizi rehin alıp bir yere kapattılar” Türkiye'ye nasıl gelebildiniz? Türkmen-1 (Erkek): Türkiye’ye ulaşmak çok zordu. Önce Suriye’ye geldik, oradan kaçakçılar yardımıyla sınırdan geçtik. Sınır kapısında bize izin vermediler, “Kapılar kapandı” dediler. Bir süre Suriye’de kaldık, ardından kaçakçılar sınırdan gizlice Türkiye’ye geçirdi. Annem, eşim ve beş çocuğumla birlikte geldik. O zaman kimlik ya da girişte belge almadınız? Ankara’ya nasıl geçtiniz? Türkmen-1 (Erkek): Evet, resmi giriş yapmadığımız için kimlik veya belge alamadık. Hatay’ın Antakya ilçesinden girdik. Oradan bizi otobüsle Ankara’ya gönderdiler. Gece üç-dört civarında Ankara’ya vardık. Akrabalarımız bizi karşıladı ve evlerine götürdüler. Sizin Türkiye’ye girişiniz nasıl oldu? Türkmen-2 (Kadın): Türkiye’ye gelmek için çok zorlu bir yolculuk yaşadık. Kaçakçılarla birlikte Suriye üzerinden Türkiye’ye ulaşmaya çalıştık. DAEŞ bizi defalarca engelledi, hatta bir seferinde bizi rehin alıp bir yere kapattılar. Yaklaşık bir ay boyunca çok zor koşullarda Suriye’de beklemek zorunda kaldık. Kaçakçılar bizi sürekli başka bir gruba devrediyordu, her seferinde ekstra para ödemek zorunda kaldık. Türk sınırına ulaştığımızda askerler bizi karşıladı, bilgilerimizi aldı, yemek ve su verdi. Daha sonra bir kampa yerleştirildik ve oradan Ankara’ya geçtik. Geliş sürecinde Türkiye'de size destek sağlayan bir Sivil Toplum Kuruluşu (STK) veya kamu kurumu oldu mu? Türkmen-1 (Erkek): Hayır, tamamen kendimiz geldik. Türkmen-2 (Kadın): Hayır, ne geliş sürecinde ne de sonrasında herhangi bir STK ya da kamu kurumundan destek almadık. “Türkiye’de Birleşmiş Milletler kimliklerimiz kapatılınca sağlık ve eğitim hizmetlerinden faydalanamaz olduk” Şu anda hangi statüde bulunuyorsunuz? Türkmen-1 (Erkek): Birleşmiş Milletler’in Uluslararası Koruma statüsündeyiz. Kimliğim var, ancak son olarak sadece altı aylığına uzatıldı. Normalde bir yıllık uzatılırken bana altı ay verdiler. Biliyorum ki yakında beni de sınır dışı edecekler. Türkmen-2 (Kadın): Şu anda Birleşmiş Milletler’in "Uluslararası Koruma Başvuru Sahibi" statüsündeyim. Ancak kimliğimiz kapandığı için bu statünün bize sağladığı haklardan yararlanamıyoruz. Kimliklerimiz açıkken çocuklarımız okula gidebiliyordu ve sağlık hizmetlerinden faydalanabiliyorduk. Ancak şu an bu haklarımız tamamen elimizden alınmış durumda. Kimliğiniz olduğu süreçte sosyal devlet hizmetlerinden (eğitim, sağlık gibi) faydalanabildiniz mi? Türkmen-1 (Erkek): Çocuklarım Türkçe bilmedikleri için okula uyum sağlayamadılar ve bırakmak zorunda kaldılar. Ancak hastanelerde herhangi bir sorun yaşamadık. Türkmen-2 (Kadın): Evet, kimliklerimiz açık olduğu dönemde çocuklarımız devlet okullarına gidebiliyordu. Sağlık hizmetlerine erişimimiz vardı ve ilaçlarımızı temin edebiliyorduk. Devlet bizi teşvik ediyordu, hatta çocuklarınızı okula göndermezseniz ceza alırsınız diyorlardı. Ancak kimliklerimiz kapandıktan sonra ne eğitimden ne de sağlık hizmetlerinden faydalanabiliyoruz. “Oğullarım DAEŞ teröristisiniz denerek sınır dışı edildi. Oğlum Türkiye’ye geldiğinde 12 yaşındaydı. 12 yaşındaki bir çocuk nasıl DAEŞ teröristi olabilir?” Geri Gönderme Merkezi ile ilgili sorunlar yaşadınız mı? Türkmen-1 (Erkek): Evet, 2022 yılında iki çocuğumu aldılar. Sabah evimize geldiler ve “Emniyette birkaç soru soracağız” diyerek götürdüler. Çocuklarım iki gün sonra arayıp “Bizi Akyurt’a götürdüler” dedi. Küçük oğlum üç buçuk ay, büyük oğlum ise dört buçuk ay Geri Gönderme Merkezi’nde kaldı. Serbest bırakıldıklarında kimlikleri kapatılmıştı, DAEŞ teröristiniz diye sınır dışı kararı çıkmış. Sonra ne oldu çocuklarınıza? Türkmen-1 (Erkek): İki oğlum Geri Gönderme Merkezi’ne alınmalarından dolayı kimlikleri kapandığı için çalışamadı ve Irak’a dönmek zorunda kaldılar. Oğullarınızın terör örgütü DAEŞ ile ilişkisi var mıydı? Türkmen-1 (Erkek): Hayır,Emniyet de bize o süreçte hiçbir kanıt sunmadı. Oğlum, 'Ben Türkiye’ye geldiğimde 12 yaşındaydım. 12 yaşındaki bir çocuk nasıl DAEŞ teröristi olabilir?' diyerek kendini savundu. Buna rağmen, sekiz yıl sonra, 20 yaşındayken terörist olduğu iddiasıyla sınır dışı ettiler. Diğer oğlum ise kimliği kapandığı için burada ne çalışabildi ne de yaşayabildi. İki oğlunuzun Irak’a döndüğünü söylemiştiniz. Dönünce ne yaptılar? DAEŞ teröristi iddiası ile Türkiye’den gönderilmeleri Irak’taki hayatlarını etkiledi mi? Türkmen-1 (Erkek): Maalesef.Irak hükümeti dönünce büyük oğlumu tutukladı. Orada her şey parayla olur. Hapisten çıkabilmesi için parasını ödedik, serbest kaldı. Elimdeki her şeyimi sattım ki oğlumu çıkarabileyim diye. Şimdi orada korku içinde yaşıyorlar. “Biz kaçak girmedik Türkiye’ye ama kaçak girdiniz diyerek eşim sınır dışı edildi. Irak’a gönderilince DAEŞ mensubu olduğu iddiası ile tutuklandı. Bir daha haber alamadık” Siz Geri Gönderme Merkezi ile ilgili neler yaşadınız? Türkmen-2 (Kadın): Eşim Geri Gönderme Merkezi’ne götürüldü. Sebep olarak Türkiye’ye kaçak girmiş olmamız gösterildi, ancak biz kaçak giriş yapmadık. Daha sonra eşime sınır dışı kararı çıkarıldı ve Irak’a gönderildi. Irak’a ulaştığında havalimanında DAEŞ mensubu olduğu iddiasıyla tutuklandı. O günden beri eşimden haber alamıyorum. Bu durum hem beni hem de çocuklarımı çok kötü etkiledi. Türkiye’ye gelirken hayatta kalma umudumuz vardı, ancak şimdi çok daha büyük bir çaresizlik içindeyiz. Herhangi bir Türkmen dernek, vakıf veya STK’lardan destek gördünüz mü? Türkmen-1 (Erkek): Hayır. Bir ara birkaç koli yardım geldi ama sonra hiç yardım devam etmedi. Türkmenler de kendi memleketlilerine yardım ediyorlar, bize etmediler. Çocuklarım Geri Gönderme Merkezi’ne girince gittim yanlarına yardım istedim. Orada da dediler ki, ‘İlgili birimleri bilgilendirdik, yazıyı verdik, bekleyeceksiniz.’ Ben de ‘bir sorumlu ile görüşmek istiyorum’ dedim ama onu da yapamadılar. Başka da hiçbir şey yapmadılar, ilgilenmediler. Türkmen-2 (Kadın): Hayır, Türkmen STK’larından hiçbir yardım almadık. Aksine, bir STK’ya eşim sınır dışı edilince çocuklarımın vekaleti konusunda yardım istemek için gittiğimde bir avukatla görüştürdüler. O görüştürdükleri avukat da benden o zaman 20 bin lira istedi. Böyle bir parayı ödeyemediğim için yardım alamadım. “İlk geldiğimizde insanlar Türkmenlere karşı çok iyiydi. Ama şimdi ayrımcılık çok arttı. Neden geldiniz diyerek suçlanıyoruz” Türkiye’ye insanların size karşı davranışları nasıl, geldiğiniz günden bugüne değerlendirebilir misiniz? Türkmen-1 (Erkek): İlk geldiğimizde insanlar çok iyiydi ve Türkmenleri seviyorlardı. Bazıları sadece, ‘Neden geldiniz, ülkenizi bırakıp kaçtınız?’ diye soruyordu, ama genel olarak olumlu yaklaşıyorlardı. Şimdi de çoğu bizi seviyor, fakat bazen Suriyelilere yapılan kötü muamele bize de yapılıyor. 'Vatan hainisiniz, neden ülkenizi savunmadınız?' diye suçlayanlar oluyor. Onlara, ‘Zamanında Osmanlı nasıl Musul’u, Kerkük’ü bıraktıysa, biz de öyle bırakmak zorunda kaldık. Ne silahımız var ne gücümüz. Kendimizi ve namusumuzu korumak için çıktık’ diyorum. Türkmen-2 (Kadın): İlk geldiğimiz yıllarda insanlar bize daha iyiydi. Ancak zaman geçtikçe ayrımcılık arttı. Özellikle çocuklarım okullarda ve parklarda ayrımcılıkla karşılaşıyor. ‘Siz yabancısınız, ülkenizi neden terk ettiniz?’ gibi sözler duyuyoruz. Çocuklarım bu durumdan çok etkileniyor, hatta oğlum bu yüzden okulda sürekli kavga ediyor ve bana ‘Neden buraya geldik?’ diye soruyor. Bu da beni çok üzüyor. Türkiye’de dil konusunda zorlandınız mı? Türkmen-1 (Erkek): Türkiye’ye ilk geldiğimde Türkçeyi iyi öğrenmiştim, ama artık evden dışarı çıkmadığım için unuttum. Zaten şimdi dışarı çıkmam da mümkün değil; polis Türkmen görünce hemen alıyor. Özellikle merkezi yerlere Türkmenlerden kimse gidemiyor. Çocuklarımın Türkçesi ise çok iyi. Burada büyüdükleri için Türkçe, Türkmenceden daha baskın hale geldi. Türkiye’ye geldiğimizde en büyük çocuğum 16 yaşındaydı. Artık onlar Türk gibi; benim gibi değiller. Ben Türkçeyi tam anlamıyla öğrenemedim. Türkmen-2 (Kadın): Türkmen olduğumuz için Türkçe konuşmayı kolayca öğrendik ve dil konusunda çok zorlanmadık. Hatta Türkçe kursuna bile gitmek istedim ama Türkçem iyi olduğu için kabul etmediler. Ancak çocuklarım Türkçeyi o kadar iyi öğrendiler ki kendi dilimizi unutmaya başladılar. “Yaşadıklarımızdan sonra Türkiye’ye küstük. Irak’ta da istenmiyoruz. Orada da Kürtler ve Araplar güçlü artık. Adil bir yönetim olursa döneriz” Türkiye’deki hayatınızdan genel olarak memnun musunuz? Ne olursa Irak’a dönersiniz? Türkmen-1 (Erkek): Ç ocuklarım burada olsaydı ben de burada kalmayı isterdim. Allah Türkiye’den razı olsun, bu son zamanlara kadar her şey çok iyiydi ve memnunduk. Ancak Irak’ta Türkmenlerin hayatı çok zor; birçok kişi dağıldı, yerinden oldu. Zaten Irak hükümeti bizi istemiyor artık. Kürtlerin ve Arapların gücü çok daha fazla. Türkiye bize destek olmalı. Yarın bir gün Türkiye bölgeye geldiğinde biz de onlara destek oluruz; Türklere orada yardım ederiz, başkasına değil. Ancak son yaşadıklarımızdan sonra Türkiye’ye destek olma fikrinden vazgeçtik, küstük. Burada çoğu Telaferli de aynı şekilde düşünüyor. Binlerce insanımız DAEŞ bahanesiyle sınır dışı edildi. Bu durumda nasıl destek olalım artık? Türkiye’ye kızgınlığınız bu kadar büyük mü? Türkmen-1 (Erkek): Maalesef.Diğer herkesle iş birliği yapar, destek olurum; Türkiye’ye olmam. Kaydedin bu söylediğimi. Sadece ben değil, milletimin hepsi böyle düşünüyor. 2022’ye kadar sorun yoktu, sonra benim çocuklarımdan tutun binlerce suçsuz insanı aldılar DAEŞ diye. Türkiye’den gidip Irak’ta mı yaşamak istiyorsunuz? Türkmen-1 (Erkek): Ne Irak ne de Türkiye’de yaşamak istiyoruz. Bizi yabancı bir ülkeye, örneğin Almanya’ya göndersinler. Onlar, Müslüman ülkelerden daha adil; en azından orada güvende oluruz. Hayatımızı yaşamak istiyoruz artık, çok yorulduk. 55 yaşındayım; sekiz yıl İran’la savaştık, sonra birçok grupla çatışmalar yaşadık. Buraya kaçtık geldik, burada da sıkıntılar bitmedi. Eğer bir gün Irak’ta hükümet değişir ve adaletli bir yönetim gelirse, ancak o zaman geri dönerim. Kim olduğu önemli değil; Arap, Türkmen, Kürt ya da Yezidi fark etmez, yeter ki herkese adil bir şekilde hükmeden bir devlet olsun. Saddam gibi tüm milletlere eşit davranan bir yönetim istiyorum. En azından onun döneminde can güvenliğimiz vardı. “Türk devleti biz Türkmenlere sahip çıkmalı” Siz Türkiye’deki bulunmaktan genel olarak memnun musunuz? Ne olursa Irak’a dönersiniz? Türkmen-2 (Kadın): Kimliklerimiz açıkken ve eşim yanımızdayken hayatımızdan memnunduk. Ancak şu anda çok zor durumdayız. Irak’a dönmemiz için orada can güvenliğimizin sağlanması gerekiyor. Şu an eşim orada tutuklu ve hiçbir haber alamıyoruz. Can güvenliği olmadan Irak’a dönmek mümkün değil. Türkiye’deki devlet yetkililerine buradan ne söylemek istersiniz? Türkmen-1 (Erkek): Türk devleti biz Türkmenlere sahip çıksın. Yarın bir gün Türkiye, Musul’a ya da başka yerlere geldiğinde biz de onlara destek olalım. Bize şimdi destek versinler ki yarın aynı şekilde karşılık verebilelim. Benim veya çocuklarımın bir suçu varsa, gelsinler hepimizi cezalandırsınlar, bu onların hakkıdır. Ama hiçbir suçumuz yokken bizi bu duruma düşürmesinler. Biz burada kimseden yardım almadan, kendi emeğimizle yaşıyorduk; bunu elimizden aldılar. Burada yaşadıklarınızın sadece Türkmenlere yapıldığını mı düşünüyorsunuz? Diğer sığınmacılar da benzer zorluklar yaşamıyorlar mı? Türkmen-1 (Erkek): Bu yapılanlar sadece Türkmenlere değil ama çoğunlukla bize yapılıyor. Akyurt Geri Gönderme Merkezi’nde neredeyse hiç Suriyeli yok; biraz Afgan var, biraz da siyahiler var, ama en çok Türkmenler var. Türk devleti biz Türkmenlere destek olmalı. Suçluysak cezalandırılmayı kabul ederiz, ama suçsuz yere böyle bir muamele görmek bizi derinden üzüyor. Türkiye’ye olan sevgimiz azaldı çünkü suçsuz insanları sınır dışı ediyorlar. Siz Türkiye’deki devlet yetkililerine ne söylemek istersiniz? Türkmen-2 (Kadın): Eşimden haber almak ve onun güvenliğini sağlamak istiyorum. Eşim Geri Gönderme Merkezi’nden Irak’a gönderildi ve orada haksız yere tutuklandı. Türkiye hükümeti eşimi sınır dışı ettiyse onun başına gelenlerden de sorumlu olmalı. Eşimle ilgili bir haber almak için elimden geleni yaptım ama hiçbir sonuç alamadım. Yetkililerden eşimin bulunması ve güvenliğinin sağlanmasını istiyorum. Eğer eşime bir şey olursa, bunun sorumluluğu da Türkiye hükümetine ait olacak. Biz Türkiye’ye hayatta kalma umuduyla geldik, ama şu anda umudumuz kalmadı. Verdiğiniz açık ve samimi cevaplarınızdan dolayı çok teşekkür ederiz. Türkmen-1 (Erkek): Sağolun, var olun. Sizi tanımak bize şeref verdi. Sesimizi duydunuz, duyurdunuz. Cesur ve iyi insanlarsınız. Allah razı olsun. Türkmen-2 (Kadın): Şimdiye kadar sesimizi duyan, yanımızda duran olmadı. İnşallah buradan dertlerimizin çözülmesini vesile olursunuz. Biz de size teşekkür ederiz, Allah razı olsun. Röportajda yer alan görüşler yalnızca röportaj yapılan kişiye aittir ve KAPDEM'in kurumsal duruşunu, editoryal yaklaşımını veya politik tutumunu yansıtmayabilir. The views expressed in this interview are solely those of the interviewee and may not reflect the institutional stance, editorial approach, or policy orientation of KAPDEM.

Detay