Kamu Politikaları
Yönetim Tasarımı / Reformu
Küresel Politika ve Uluslararası İlişkiler
Ekonomi ve Kalkınma
Teknoloji ve İnovasyon
Göç
Savunma ve Güvenlik
Kültür ve Sanat
Kitap İncelemeleri
Görüş Yazıları
Röportajlar
Ana Kadro
Ekibimizi Tanıyın
Yazarlar
Hakkımızda
Biz Kimiz?
İletişim
Bize Ulaşın
TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi
Orta Asya ülkeleri, bağımsızlıklarını kazandıkları günden bu yana, özellikle Ukrayna Savaşı ve Donald Trump’ın Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı seçilmesi gibi uluslararası gelişmelerin tetiklediği yeni konjonktürde en stratejik evrelerini yaşamaktadırlar. Bölge, küresel aktörlerin çetin bir rekabet ortamı sunduğu yoğun bir ilgi odağı haline gelmiştir. 1990’lı yıllardan beri küresel siyasi ve diplomatik ilişkiler bağlamında kendilerini görünür kılmaya çalışan Orta Asya ülkeleri, Rusya’yı dengeleme çabalarında önemli ölçüde başarıya ulaşmış görünmektedir. Bu yeni dinamizm, bölge liderlerinin arka arkaya gerçekleştirdiği çok taraflı zirvelerle somutlaşmıştır. Bu yazı yeni gelişmeler ışığında Orta Asya’da ABD, AB, Çin ve Rusya’nın geçmişte araç olarak kullandığı bölgesel politikalarındaki paradigmasal değişimlerini mercek altına alırken Türkiye ile ilişkilerinin de stratejik ve küresel önemine vurgu yapmaktadır.